KARAR HUKUKİ SKANDALDIR

18/11/2009

Yargıtay, 2004 yılında Kızıltepe’de 12 yaşındaki Uğur kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz’ın polisler tarafından öldürülmesini, “meşru müdafaa” sınırları içinde saydı. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, “terörist ihbarı” üzerine yapılan baskında, baba-oğulu “yasal sınırları aşarak öldürdükleri” iddiasıyla yargılanan 4 polis hakkındaki beraat kararını onayladı.

Haber-fotoğraf:Mehmet Halit Solhan

21 kasım 2004 yılında Turgut özal mahallesinde meydana gelen olayda Baba oğul, Uğur kaymaz ve Ahmet Kaymaz (31) evlerinin dışında açılan ateş sonucu olay yerinde ölmüş, Mardin Valiliği, İki terörist ölü olarak ele geçirildi. Açıklaması yapmıştı. Uğur’a sırtından 9 kurşun, Babasına da 4 kurşun isabet etmişti.

Polisin “yanlış ihbar ve istihbarat üzerine yargısız infaz yaptığı” iddiaları kamuoyunda yaygınlaşınca, operasyonda silah kullanan polis memurlarından Mehmet Karaca, Yaşefettin Açıksöz, Seydi Ahmet Töngel ve Salih Ayaz hakkında, Mardin Ağır Ceza Mahkemesi’nde “meşru müdafaa sınırlarını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek” ten 12’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Dava, güvenlik gerekçesiyle Eskişehir Ağır Ceza’ya gönderildi.

Eskişehir’deki yargılamalarda ise, Sanık polis memurları, Ahmet ve Uğur Kaymaz’ ın evinde silahlar bulunduğunu, bu silahların daha önce 4 polis memurunun yaralandığı başka bir çatışmada kullanıldığını ileri sürdüler. Ve eylem hazırlığı içinde olduğu bilgisine ulaştıklarını savundular. Kaymaz ailesinin avukatları ise Adli Tıp Kurumu’nun raporunun dikkate alınmasını istediler. Adli Tıp raporunda, yaşının büyük olduğu öne sürülen Uğur için “12 yaşında, 1.60 boylarında orta yapıda bir erkek çocuğu” deniliyor ve “Sırtında 9 kurşun yarası olan bu yaştaki çocuğun ateş açmasının mümkün olmadığı” belirtiliyordu. Polisler de, “ellerinde barut izi var” iddiasını ortaya attı. Adli Tıp yine rapor verdi: “Bu durum çatışma kanıtı olmayabilir.” Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi, 14’üncü duruşmanın sonunda, sanık polislerin yasal sınırları aşmadıkları sonucuna vardı ve beraat kararı verdi. Temyiz üzerine dosya, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi yaptığı inceleme sonunda, sanık polislerin beraat kararını onayladı.

Yargıtay’ın kararında, “Sanık polis memurlarının eyleminin meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle yerel mahkemenin verdiği beraat kararının yasaya uygun olduğu” belirtildi.

Yargıtay 1. ceza dairesinin kararı sonrasında Kaymaz ailesi yaşanan olayın hukuk skandalı olduğunu belirtip AİHM e gideceklerini açıkladılar.

Mahkemenin beraat kararının temyiz edilmesi üzerine görüşlerini açıklayan Uğur kaymaz’ın annesi Makbule Kaymaz, “Eşim ve çocuğum suçsuz yere öldürürdüler ve onları öldürenler hapse girmediler, ceza yemediler, bu nasıl adalettir,” derken Uğur Kaymaz’ın amcası Reşat Kaymaz da,” Biz Yargılamanın Türkiye’deki hukuki sureç içinde çözülmesini bekledik, ancak bu karar ile beraber bir hukuk skandalı yaşanmıştır, avukatlarımızın sunduğu tüm delilleri hiçe sayıp, böyle bir karar alındı, bu ikinci bir infaz kararıdır, davayı Avrupa insan Hakları Mahkemesine taşıyıp, hakkımızı orada arıyacağız.” Dedi.

Ferhan Türk’ten Okullara Ziyaret

18/11/2009

Kızıltepe Belediye Başkanı Ferhan Türk ile Eğitim-Sen Kızıltepe Temsilciğinden bir grup sendikacı, Kızıltepe Cumhuriyet İ.Ö.Okulunu ziyaret etti. Ziyaretin Hem okulun çevresiyle ilgili belediyenin yapabileceği çalışmalar, hem de Kızıltepe’nin öncelikli sorunları konusunda, öğretmen camiasından fikir almak amacıyla gerçekleştiği belirtildi.

Okul öğretmenleri, Belediye Başkanı Ferhan Türk’ün de içinde bulunduğu heyete, başta eğitimle ilgili olmak üzere, şu alt başlıklar halinde sorunları dile getirdiler:

a-Zergan Çayı’nın ıslah edilmeli!   

b-Okul çevresindeki yolların düzenlenmesi ve Mardin caddesinde bir okul geçidinin yapılması şart.

c-İlçenin bir imar planı yapılmalı.

d-Kaldırımların ve yolların düzenlenmesi, özellikle, kaldırımların tek düzende yapılması lazım.

e-Kızıltepe de bir Kültür Merkezi yapılmalıdır.

f-Sokaklardaki başıboş hayvanlar, özellikle, kedi ve köpekler için bir “acil düzenlemenin” yapılması gerekli.

g-Kızıltepe’deki özürlü vatandaşlar için iyileştirici çalışmalar yapılmalı.

h-Tabla ve at arabalarının trafikte yarattıkları sorunların halledilmeli.

Eğitim-Sen Kızıltepe Şube Temsilcisi Aslan Öner, “Sayın Ferhan Türk, okulların tatile girdiği bu günlerde, belediye olarak okullarımızın sorunlarıyla ilgili belediyenin yapabilecekleri şeyleri dinlemek ve ilçemiz sorunlarının çözümü için öğretmenlerimizin görüş ve önerilerini almak maksadıyla sendikamıza çağrıları oldu. Bu ziyaret bu talebin sonucunda, verimli bir şekilde gerçekleşti.” dedi. Gerek Ferhan Türk gerekse Eğitim-Sen temsilcileri, Kızıltepe’nin bütün sorunları hakkında İlçe sivil toplum örgütleri ile sürekli irtibat halinde olduklarını ve halkın sağlığı yönünde büyük bir rahatsızlığa sebebiyet veren Zergan deresinin ıslahı için de, DSİ (Devlet Su İşleri) ile bilgi alışverişi içinde olduklarını dile getirdiler.

4. Uluslararası SineMardin Film Festivali başlıyor

18/11/2009

20 – 26 Haziran tarihlerinde yapılacak, ana teması senaryo olan Türkiye’nin ilk ve tek film festivali SineMardin, bu yıl Suriye Sinemasını konuk ediyor.

4. Uluslararası SineMardin Film Festivali, dört yıl önce sinemasız kentin film festivali olarak başladığı yolculuğuna bu yıl ilk defa uluslararası bir deneyimle devam ediyor.

Türkiye’deki ilk ve tek senaryo odaklı film festivali olan SineMardin, vizyon ve vizyon öncesi film gösterimlerinin yanı sıra sınırın ötesinden tanıdık ama bilinmeyen bir coğrafyayı konuk ediyor.

Mardin Sinema Derneği ile New York Merkezli bir sanat kurumu olan ArteEast ve Sam Drama Yüksek Okulu işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan “Arap Sinemasına Bakış” temalı bölümde çağdaş Suriye sinemasından seçkiler Mardinli sinemaseverlerle buluşacak.

Programa, yönetmen ve yapımcı Ossama Muhammad, Noma Orman, Orwa Nyrabia, Anmar Hijazi ve Suriyeli genç sinema öğrencilerinin yanı sıra senarist ve yazar Khaled Khalifa katılacak.

SineSen ve Senaryo Yazarları Dernegi (SENDER) tarafından gerçekleştirilecek konferanslarda her iki ülkede ortak senaryo üretimi üzerine taktik ve stratejiler tartışılacak.

Başkasının Acısını Anlamak” adıyla gerçekleştirilecek konferansta ise küreselleşme sürecinde toplum odaklı senaryo üretimi sinema sosyolojisi üzerinden tartışılacak.

Konferansa Tül Süalp, Nedim Süalp, Celal Çimen, Necla Algan, Yıldırım Türker, Burçe Çelik ve Hüseyin Kuzu katılacaklar.

Festival ve etkinlik programı hakkında daha fazla bilgi için, www.sinemardin.com.tr  sitesini ziyaret edebilirsiniz..

 

Kızıltepe Ajansı

ROJİN VE MARDİN KOROSU FİNALDE

18/11/2009

Korolar Çarpışıyor, adlı yarışmada Mardin adına yarışan sanatçı Rojin ve Korosu Finallere kaldı.

Finallerin 6. haftasında son üçe kalan Malatya ve Trabzon korolarıyla yarışan Rojin ve Mardin korosu, şimdiye kadar yarışmadaki en yüksek yüzdeyle birinci olarak finale çıktı.

Kazanan ile okul yapılması amaçlanan yarışmada gönderilen sms lerin % 54’ünü alan Rojin ve Mardin korosu, yarışmada Hejayı ve Saza niye gelmedin şarkılarını seslendirdiler.

Geçen beş haftada ilk hafta 1.sonraki 3 haftada 2 olan Mardin Korosu geçen hafta yarışmayı 3. olarak tamamlamıştı.

Bu haftaya sıkı bir çalışmayla hazırlanan Rojin ve Mardin Korosu başarılı bir performans gösterdiği bu haftaki yarışmada birinci olurken ikinciliği Kutsi ve Malatya korosu alırken, Öykü ve Berk ile Trabzon Korosu elenerek final şansını  kaybetti.

Hafta’ya Mardin ve Malatya Koroları Okulu illerine yaptırmak için Finalde çarpışacaklar.

Mardin Korosunu desteklemek isteyenler hafta boyunca ve yarışma bitimine kadar Rojin yazıp 2950 mesaj gönderebilirler

KATLİAMIN ARDINDAN BİLGE KÖY

18/11/2009

Anneler Günü Bilge köyünde belki daha önce hiç kutlanmamıştı. Bundan sonra da kutlamak isteseler de, çiçek götürecekleri, ellerini öpecekleri ve “İyi ki varsın,” diyecekleri anneleri yok

 

MÜJGAN HALİS &M.HALİT SOLHAN

 Aralarından 43’ü hem annesini hem babasını, 14’ü annesini, 4’ü de babasını yitirdi. Ve onlar şimdi annesizliğin babasızlığın acısını psikolog denetiminde atlatmaya çalışıyor. Anneler Günü vesilesiyle Bilge köyündeyiz.

Oralarda Anneler Günü’nü kutlamak gibi bir geleneğin olmadığını biliyoruz ama yine de annesizliğin acısını yaşayan çocukların acılarına tanıklık etmek istiyoruz. Köyde ilk karşılaştığımız çocuklar amcasını ve yengesini kaybeden Abdullah (10), Baran (7) ile Vesile (8). Katliamın yaşandığı gece kendi evlerinde oldukları için şimdi yaşıyorlar. Yanlarında Diyarbakır’dan gelen ve Çelebi ailesinin yeğenleri olan Vesile (7), Devran’la köyün girişindeki mera alanından topladıkları papatyalarla anneler gününü kutlamak için mezarlıktalar. Yaşananların trajikliğinin farkında değiller çocukça. Onlar için her şey oyun. O yüzden o geceye dair rahatça konuşuyorlar. Ama en çocukça cümleyi Baran kuruyor: “Hepsini gördüm, duvara yaslanmışlardı, sanki yatıyor gibiydiler. Yengemin karnında bebek vardı, o da öldü.” Kurdukları cümlelerin rahatlığına şaşırmıyoruz. Ne de olsa korucu babalarının kaleşnikoflarını oyuncak niyetine kurcalayan, dağlardan yükselen çatışma sesleriyle büyüyen ve şiddeti bütün doğallığıyla içselleştiren çocuklar. Abdullah’ı, Baran’ı, iki Vesile’yi ve Devran’ı çocuk gülüşleriyle mezarlığa uğurluyoruz ve köyün diğer çocuklarıyla ilgilenen iki psikologa Meltem Kılıç ve Nedret Üsten’e kulak veriyoruz.

Mardin Valiliği’nin medyada çıkan haberler nedeniyle köye girişi yasaklaması nedeniyle, psikologların medyanın gözü kulağı durumda. Türk Kızılayı ve Psikologlar Derneği’nin görevlendirdiği 30 psikologun arasında yer alan Kılıç ve Üsten, çocukların ilk gün çizdikleri karanlık resimlerin yerini, daha renkli resimlerin aldığını söylüyor: “Gelecek, umut, aile gibi kavramlara dair içinde vahşetin olmadığı, daha sakin, olağan resimler çiziyolar.” Doğuda anneler günü gibi özel günlerin, batıdaki gibi kutlanmadığını hatta bilinmediğini söylüyorlar ve bu yüzden de çocuklara annesizliği bir daha yaşatmamak için özel bir kutlamaya gerek görmemişler. Terapilerde katliamı unutturmak gibi bir çabalarının olmadığını, tam tersine bu gerçekle hayatın nasıl devam edeceğine dair bir program izlediklerini belirtiyorlar. Zaten çocuklar da o günü o kadar doğal anlatıyorlar ki: “Zaten annelerine, dayılarına, yengelerine biliyorlar. Bütün hikayeleri biz herhangi bir şey sormadan çok büyük bir rahatlıkla anlatıyorlar. Yaşlarına göre inanılmaz derecede olgunlar ve bunun yanında yaşıyorlar, bunu unutma gibi bir durum yok.” diyen uzman Psikologlar rehabilitasyon çalışmasının sadece çocuklara uygulanmadığını aynı zamanda büyüklere de psikolojik destek verildiğini açıkladılar.

 

Bilge köyünde yaşanan olayların üzerinden nerdeyse bir hafta geçmesine rağmen köye taziye ziyaretlerinin ardı arkası kesilmiyor.

Pazar günü olması nedeniyle bugün köye taziye ziyeretine gelenlerde artış olduğu gözlenirken, araçlar gruplar halinde köye giriş çıkışlar yapıyor, köydeki olağan üstü güvenlik önlemleri hala devam etmekte.

Sabah saatlerinden sonra Anneler günü sorularına muhatap kalıp acılarının yenilenmemesi amacıyla psikologların isteği doğrultusunda Mardin valiliğinin talimatıyla basın mensupları köye alınmazken, Olayı ilk günden tüm yönleriyle kamuoyuna duyurmaya çalışan ve önemli konu ve konuklarla bilge köyünden canlı yayınlar yapan Basın mensupları da adete köyün girişinde kamp kurmuş vaziyetteler.canlı yayın araçları ve köye yönelmiş kameraları ile adete nöbet vaziyetindeler.

Katliam akşamında hayatını kaybedenlerin yakınları aralıklarla mezarlıklara gelip dualar okurken, bazı kadınların ağıtları gökyüzüne yükselmeğe devam ediyor.

Bu arada olayla ilgili olarak gözaltına alındıktan sonra mahkeme tarafından tutuklanma kararı verilen 12 kişi, can güvenliği gerekçesiyle yoğun güvenlik önlemleri tedbirleri arasında Gaziantep cezaevine nakledildiği açıklandı.

 

KÜRT SORUNU VE KORUCULUK

29/08/2009

VEKİLLER KOLTUKLARINI YİNE BOŞ BIRAKTI

“ ÖNYARGILAR GİREMEZ” afişlerinin yer aldığı, TBMM / FORUM Ortak çalışma grupları organizasyonunda yapılan ve milletvekillerini Sivil Toplum Kuruluşları ile buluşturmayı amaçlayan Mardin Forum OÇG toplantılarının 7.si Mardin Ticaret Odası toplantı salonun da yapıldı.

ocegeKürt Sorunu nasıl çözümlenebilir- Mardin Katliamı ve Koruculuk Sisteminin Sorgulanması konulu 2 gündem maddesiyle ve 25 Katılımcı ile yapılan 7. toplantıya da, il vekilleri katılmayıp koltuklarını boş bırakırken, DTP Mardin milletvekili ve DTP eş başkanı Ahmet Türk mazeret mesajı gönderdi.

Mardin forum OÇG girişimcisi Ayşe ELVEREN MULLA ESMAIL’ın açış konuşmasının ardından, toplantı Modaratör Muhittin BOZAN, ın sunuş konuşmasıyla başladı, Bozan ”Kürt Sorunu Ülkemizin birinci sorunu olarak gündemdeki yerini korumaktadır.Hepimizin bildiği gibi son 30 yıl içerisinde ilk önce Kürt var mı yok mu diye başladı.Sonra tartışma Kürt dili var mı yok mu diye devam etti.Sonra bu sorun bir terör sorunudur.Kürt sorunu değildi diye devam etti.Bütün bu tartışmalar içerisinde Kürtler varlıklarını ispat etmek için çeşitli alanlarda mücadele verdi.Bu mücadele kimilerinin deyimiyle düşük yoğunluklu bir savaşa kadar vardı.Ve maalesef demokratik kanaların hepsi kapatıldığı için demokrasi içinde çözülecek bir sorun iken 40-50-bin insanımızın canına mal oldu.İşsizlik , yoksulluk için kullanılacak kaynaklarımız haps edildi.Dağ ve taşlara top ,tüfek ve kurşun olarak gitti.Bu sorun çözülmeden Türkiye’de hiçbir sorunun çözülmeyeceği artık herkes tarafından kabul edildi.

Evet Demokrasi derken de görev ülkedeki demokratik sivil kuruluşlara iş düşmektedir.Aslında yapılan tartışmalardan da anlaşılacağı gibi hiç kimsenin bu sorunun çözümü konusunda sihirli değnek yok.Aslında hiç kimsenin elinde bu konuda net bir projede yok.Demokratik ülkelere baktığımızda bu tip ağır sorunların çözümünde sivil toplum çok büyük rol oynamaktadır.Ama maalesef bizim ülkemizde sivil toplum örgütlerinin bu konuda çok zayıf kaldığını görmekteyiz.Evet sorunun sivil toplum örgütlerince birinci sorun olarak ele alınması,tartışılması ve bu platformlarda çıkan görüşler doğrultusunda bu can yakıcı sorunun çözümünde katkı sunulması gerektiğine inanıyoruz ve bu amaçla bu gün burada bu toplantıyı yapıyoruz.”

Açış konuşmasından sonra söz alan katılımcılar ise şu görüşlere yer verdi.

A.Vahap Omuzlar, ”Ben Arabım .Ancak Kürt tarihine ilgi duyan bir insanım .Birlikte yaşadığım Kürtlerin kim olduğunu ne olduğunu araştırmasam onların nasıl ezildiğini anlayamam .Ne olduklarını bulmak zorundayım.Başka ulus ve dil zenginliğinden bahsediyorsak çözümlerini araştırmak lazım.Mezopotamya öyle bir yer ki 7000 bin yıl öncesine dayanan geçmişi vardır.”

Hasan Sertkaya, “Mardin de Kürtler,Araplar ,Türkler ve Süryaniler vardır.Hepsi bir arada kardeşçe yaşıyorlar.Bir yandan ezan sesi bir yandan çan sesi çok güzel karşılıklı hoşgörü içinde yaşanmaktadır.Kürt sorununda da farklılıklara tahammül ederek Mardin örneğindeki gibi bu ülkede sorun çözülebilir.”

1 Eylül’de bütün Güneydoğu da Miting yapılarak Barış istediğimizi Haykırmak lazım.

Şerife Alp, “Kültürel bazı adımların atılması yeterli değil.Kürt sorunu sadece kültürel sorun değil.Ekonomik sorundur,Hukuk sorunudur.Bir insan hakları sorunudur.

Kürtler tarih boyunca asla bencil bir talepleri olmamıştır.Her zaman farklı halklarla kardeşçe yaşamayı başarmış mücadele etmişlerdir.Hakların dağılımı yapılınca hep Kürtler mağdur edilmişlerdir. Kürt sorunu kabul ediliyorsa ,sorunun muhatabı Kürtlerle çözsünler.”

Doğan Angay, “Gelinen aşamayı değerlendirmek için siyasal, sosyal yapısı fiili ortaya koymak lazım.Bölgede fiili savaş yaşandı.Koruculuk sistemi, hizbullah, Jitem ve Faili meçhul’ler vb. Temelde savaş çok tırmandırıldı ve bütün politikalar denendi ve Devletin bütün olanakları kullanıldı. Türkiye’de yapılan açılımlar şunu net olarak ortaya koyuyor, red politikası iflas etmiştir. Kürt realitesi vardır ve akabinde büyük şiddet ve yok etmeden dolayı insanlarımız deneyimli olduklarından temkinli yaklaşıyorlar. 29 Mart’ta Türkiye’de yapılan seçimden bir irade çıktı ve buna saygı duymak zorundadırlar. Türkiye’de bir sivil toplum olduğu halde KESK üzerinde yapılan baskılar ve 30-35 kişinin gözaltına alınması. Yinede bu sürecin beslenmesi lazım.Bunu sadece DTP mi besleyecek AKP nin CHP nin ve basının .çok önemli faktörleri var. Bir kısım STK’ lar sisteme entegre olmuşlar.sadece DİSK ,TUMOP vb. yeterli değil. Türkiye’nin acil bir sivil anayasaya ihtiyacı vardır.Bilimsel eğitimi savunuyorsak anadilde eğitim hakkının da tanınması lazım.

Abdullah Yılmaz, “Kürt Sorununun siyasi diyalogla çözülmesini istiyoruz.Yapılan operasyonların derhal durdurulmasını istiyoruz.”

Songül Enüstekin, “Öncelikle biz Kürt sorunu dediğimizde çözüm için siyaset akla geliyor.Çünkü sorun dediğimizde sorunların diyalogla ve siyasetle çözümlenmesi gerek deniyor ama gördüğünüz gibi hem bir yandan Kürt sorunun çözeceğiz diyen Abdullah Gül öbür yandan da ordu komutanı İlker Başbuğ bir Kürt kalana kadar arayıp bulup öldüreceğim diyor. PKK Mart tan beri ateşkes yapmasına rağmen hala Başbuğ bunları diyorsa böyle çözüm olamaz. Bir tek çözüm yolu var oda Sayın Abdullah Öcalan’ dır . ikincisi TBMM’de Kürt Halkının iradesi ile seçilmiş ve Kürtlerin irade olarak kabul ettiği DTP Milletvekilleridir.”

Evin Bilge, “Hükümet daha cesur adımlar atması lazım.Kültürel farklılıklara saygı duyması lazım.AKP göstermelik adımlar atmış.TRT6 gibi .Korsan yayın yapılıyor.Anayasal hukuka dayalı hiçbir şeyi yoktur.Kürtçe de Resmi dil olması lazım.”

Hacı Özmez, “Çok önemli bir dönemeçteyiz.Daha önce red edilen bir sorun kabul edildi. Bunun varlığının kabul edilmesi önemli bir gelişme.Kürtler bu konuda büyük bedeller ödedi. İlk Anayasada bu devlet Kürtler ve Türklerin ortak devletidir denildi ve sonra bu inkar edildi.1980 de esen rüzgarda beraberinde sosyalistlerle hareket ederek kendilerini ifade etmeye çalıştı. sonra 1982 Anayasası ile birlikte Kürtler çok büyük zulume uğradılar. Günümüzde artık sorunun varlığı tartışılmıyor, çözüm tartışılıyor.Türkiye deki herkesin Kürt sorununu çözeceğiz in temeline indiğimizde pek samimi bulmuyoruz. Demokratik özerkliği benimsiyorum. Çağımız ulus –devlet çağı değil, ulusların halklaşması gerekiyor, Af deniyor neyin Af’ı.Türkiye bunu iyi anlaması lazım.Kürt halkı kabul edilmediği halde kendileri bir suç işlemiş gibi gösteriliyor. Kendi hakları kendi kültürlerini savunmak için mücadele eden insanların onure etmek lazım. Burada bir suçlu yaratılmak isteniyor,burada suçlu yok ki?  Kürt sorunu ortaya çıktığı zaman Hizbullahcılıkta çıktı.Koruculuğun temel noktasının çıkışı köylüyü köylüye kırdırtmaktır.O kadar sıcak savaşta o kadar büyük rantlar oynandı ve bunlardan beslenen leş kargaları oluştu. Koruculuğun ortaya çıkması ile insanlar arasında tedirginlik yaratılmak isteniyor.Sistem Hizbullahın tehlikeli olduğunu anlayınca kaldırdı.Ancak koruculuk Kürtlere karşı kullanılan sistem olduğundan hala kaldırılmamıştır. Olayın alt yapısı önceden hazırlanmış gibi geliyor bana 7-8 korucunun yapabileceği bir şey değil. Koruculuk sistemi kaldırılması gerekmektedir.Kaldırıldıktan sonra ciddi bir rehabilitasyon yapılması lazım.”

Nizam Kaplan, “Kürdistan sorunu 1840’lardan başlayarak bugüne geldi.Devletin savaş yolu ile soykırım yolu ile yapılan bütün politikalar iflas etmiştir. STK’ ların sistemli çalışması lazım.Kürtler düşünsel anlamda birlik olması lazım, Kürt sorunu Muhatabı olan Kürtlerle çözümlenmelidir.Kürtler muhatap alınmalıdır. Tayyip Bey Almanya’da Asimilasyon bir insanlık suçudur,soykırımdır diyor.Ancak Türkiye’de yaşandığında neden insanlık suçu  değildir? Demokratik konfederalizm ile sorun çözülür, İç sorunlarının sıklıkla çözmeye kalkan tüm ülkeler(Peru) halkları birbirine kırdırtmaktadır. Koruculuk yapan kesim devletin yanında olup nüfuz yaratmak istemektedirler. Bölgede bu sistem özellikle şeyhleri ve ağaları Meclise taşıdı. Bölgede hangi koruculuğa bakıyorsanız temelinde ağalık vardır. Kürt sorunu çözülürse koruculuğa ihtiyaç duyulmayacaktır.Zangır köyü katliamında,köyün esas sahipleri bu korucular değillerdir. Şimdiki korucular göç ettirilen esas köylünün toprağına el koydu ve kendi aralarında rant paylaşımı kavgası başladı. ekonomik rant,siyasal rant,alabalık rantı, petrol rantı yani trilyonların döndüğü bir rant … Katliamı, koruculuk sistemi yarattı. Muhtar ve diğer şahıs kaçıp sağ kalmasalardı,tanık bırakmadan katliamı yapabilselerdi olay PKK ye yığılacaktı.Koruculuk siyasetin bir parçasıdır.”

Ahmet Damar, “Sayın. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Arkadaşlar bu büyük bir fırsattır. Bunu kaçırmayalım derken,STK’ lara mesaj gönderiyor ve buna sahiplenin demek istiyor.Ama maalesef  DİSK, TUMOP VE KESK dışında kimse sahiplenmiyor. Bizi mecliste temsil eden DTP ile oturup konuşulmalı.Aslında devlet çözüm düşünüyor ancak derin devletten Ergenekonculardan ve milliyetçilerden çekiniyor. Sadece yazarlar, medya yeterli değil. İmza kampanyaları yapılmalı, Milyonların katıldığı mitingler düzenlenerek BARIŞ istenmelidir. Bu iş  asla silahla çözülmez.PKK silah bırakıyorsa,devlette operasyonlarına ara vermesi lazım.”

Ceyhan Erdolu, “Bu bölgede yaşayan ,insan haklarını sevenler büyük bir yükün altındadırlar. Halkın çektiği ızdırablar gündeme taşınmıyor. Burada üstümüzdeki büyük ağırlık bizi eziyor. Bu memleketin insanlarının ezilmesini istemiyorum. İnsanlar birbirlerine ön yargısız yaklaşmalı, bu birlikteliğin sıcaklığını STK’lar kendi tabanlarından başlayarak herkese aşılamalıdırlar. Kürt aydınlar uyanık olmalıdırlar. Kürtler kendi aralarında çağdaşlaşmak için devrim yaratmaktadırlar. İnsan haklarının ihlal edilmediği bir bölgede yaşamak istiyorum. Feodal yapının mutlaka sona erdirilmeli, Kadın ve çocuk haklarının ihlal edilmediği bir toplum istiyorum. Bilge Köyü Katliamı 44 kişi olması basında çok ses getirmiştir. Tabi ki bu bir vahşettir.Ancak Kızıltepe ilçesinde 12 kurşun ile öldürülen çocuğun ölümü de bir vahşetti ama önemsenmedi. Vahşetin her şeklini kınayarak çok ses çıkartmamız lazım. Bizim için tüm canlıların değeri olmalı. Tabi ki Adaletin olmadığı yerlerde insanlar kendi hukuklarını yaratırlar.Korucular toprak işgal edip hak gasp ediyorlarsa onlara bu güçü sistem sağlamaktadır.”

Abdullah Yılmaz, “Mardin Mazıdağı ilçesinde (Zangırt-Bilge Köyünde )yapılan katliamın faillerinin aydınlatılmasını istiyoruz. Bundan en çok zarar gören kadın ve çocuklarımız olmuştur. Koruculuk sisteminin derhal kaldırılmasını istiyoruz. Bölge Halkına Mardin katliamında ne kadar zarar gördükleri gösterildi.

Özcan Evrensel, “Sömürge olan egemen sınıftan, sorunu çözmeye çalışıyorsunuz.Sömürgeciden sömürgenin sorununu çözemez. Burada katliam söz konusu.Kimi derin devlet dedi kimi töre dedi vs. vs. Sonuçta bakıldığında evrensel,dinsel ve birçok iktidarlar söz konusu. Sistem istediği için sen koruculuğu tartışabiliyorsun. İktidarın yarattığı bilinç sömürüsünü tartışabilmesi lazım.”

İbrahim Ülker, “Kürtler gerçekten verdikleri mücadele sonucu kendilerini dünyaya, orta doğuya bedeller vererek kabul ettirdi. Bundan sonra bedeller her iki taraftan da verilmemelidir. Tüm Savaşlar Barışlarla sonuçlanmıştır.”

Özlem Mungan, “Kürt sorununun Kürt sorunu olduğu algılaması, algı yanılmasıdır.Bu topraklarda yaşayan tüm halkların sorunu olarak görmek lazım. İnsan hakları ve Demokratikleşmeye önem veren tüm kurumların olayı sahiplenmesi lazım.

Doğan Angay, “Bilge Köyü Katliamı olduğu günün sabahından beri KESK bileşenleri ile birlikte hep köydeydik. İnsanın normal bünyesini,duyusunu zorlayan bir katliamdı. Temel temennimiz nedeni ne olursa olsun koruculuk sistemine Milat olmasıydı.Bu sistemi şiddet ile iç içe yaşıyorlar.(ör.Karakol nöbetleri,operasyonlara çıkma vb.) Yaşadıklarından dolayı davranışları değişiyor insanların. Bilge Köyü Katliamının sosyolojik,ekonomik nedenlerini ortaya çıkarmak istedik ve kamu oyu ile paylaştık ki sistem sorgulansın. (Bir ay boyu her cumartesi günü Mardin Demokrasi Platformu olarak Siyah baskılı(Barış hemen şimdi,Koruculuk sistemi kaldırılsın) tişört giyip basın açıklaması yapıldı ) Basın olayı hep töre olarak lanse etmeye çalıştı. Biz Katliamın yaşandığı köyden ulusal basına demeç vermemize rağmen yayınlanmadı.Mardin’de yapılan Siyaset Meydanı programına Muhalifler Müdahil edilmedik. Koruculuk OHAL ile birlikte başladı,OHAL kaldırıldıysa koruculuk sisteminin de kaldırılmalıydı.Yasal anlamda görev ve sorumlulukları yok. Kürt sorunu çözümünde önemli bir şiddet kültürü oluşturuldu.Korucuların yaptığı tim şiddetlerde çok az cezai müeyyide aldıklarından ,şiddeti daha rahat uygulamaya başladılar. Sistem-Koruculuk arasındaki kirli başların ilişkisinin çıkarılması lazım. Koruculuk sistemi çıkarıldığı günden beri , kaldırılması konusunda tepkiler hep vardı.”

Konuşmaların ardından, Toplantıların Genel ve Anayasa Gündemlerinin OÇG tarafından belirlenmesi önerisinin ardından OÇG 8. Toplantısının Nusaybin ilçesinde (Nusaybin Belediyesi desteği ile ) 03 Ekim 2009 saat. 14.00-17.00 yapılması kararlaştırıldı.

Ortak Çalışma Grubu toplantısına katılanlar:

Eğitim-Sen (Doğan ANGAY), Derik Belediyesi (Evin BİLGE), Kızıltepe Belediyesi(Fesih ÖZEL), Zahireciler Derneği(M.Şerif ÖTER), İsmail Elik (Serbest Avukat), Kızıltepe Belediyesi(Şerife ALP), Veteriner HekimleriOdası(Hacı ÖZMEZ), Eczacılar Odası(Muhyettin BOZAN), Eğitim-Sen (Özcan EVRENSEL), Çev.Eko.Yab.Yaş.Des.Derneği(Nusret ÇAKAR), Çev.Eko.Yab.Yaş.Des.Derneği (M.Derviş DÜZGÖREN), Mazıdağı Belediyesi(Nizam Kapan), Çatom (Leyla GÜN), Em.San(A.Vahap OMUZLAR), Eğitim Gönüllüsü Vakfı(Ceyhan ERDOLU), ESM(İbrahim ÜLKER),DTP Nusaybin Kadın Kolları(Songül ENÜSTEKİN), Nusaybin Belediyesi(Hülya KÖK), Nusaybin Bld.Başkan Vekili(Abdullah YILMAZ), Nusaybin Belediyesi (Sabğatullah ALPER ),Tüm Bel-Sen (Hasan SERTKAYA),Mardin Sakatlar Derneği(Hasan ANUK),Kızıltepe YG21(Ahmet DAMAR), Mardin Belediyesi DTP Meclis Üyesi(Özlem MUNGAN), Mardin Eczacılar Odası(Selma ADEMHAN)

37 KİŞİ TUTUKLANDI

29/08/2009

sagkGeçen Pazartesi gerçekleştirilen ve 17 ilde eşzamanlı düzenlenen Sağlık kuruluşlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 119 kişiden aralarında doktorların da olduğu 37′ kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.

Pazartesi sabah erken saatlerde eş zamanlı olarak, Mardin merkez, Kızıltepe, Nusaybin ve Midyat ilçeleri ile Şırnak, Batman, Şanlıurfa, Gaziantep, Bursa, Diyarbakır, İzmir, İstanbul, Isparta, Kütahya, Antalya, Hatay, Ağrı, Eskişehir, Adana ve Kocaeli illerinin de gerçekleştirilen operasyonlar da gözaltına alınanlardan 119 zanlı Organize şekilde suç işlemek ve devleti trilyonlarca zarar uğratmak iddiasıyla mahkemeye çıkarıldı. Mahkemeye çıkarılan Zanlılardan 16’sı doktor, 8’i SGK görevlisi ve 13’ü medikal firma sahibi ve çalışanı olmak üzere toplam 37 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken aralarında doktor, medikalcıların ve karne sahiplerinin bulunduğu 82 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı açıklandı.

KARNELER ALINDI, TATİL BAŞLADI

29/08/2009

2008-2009 eğitim-öğretim yılı bugün sona erecek. İlköğretim ve liselerde öğrenim gören 15 milyona yakın öğrenci, 8 Eylül 2008’de başlayan eğitim-öğretim maratonunu tamamlayarak, yaklaşık 3.5 ay sürecek tatile başlayacak.

karneKızıltepe’de ilköğretim ve orta öğretimde okula giden yaklaşık 56 bin öğrenci de bugün karnelerini alıp yaz tatiline girdiler. Ancak karnelerini alan bazı öğrenciler için henüz tatil başlamadı.

İlköğretim 6. sınıf öğrencileri ise karne heyecanıyla sınav heyecanını ard arda yaşayacak. İlköğretim 6. sınıfta okuyan yaklaşık 1 milyon 100 bin aday, 13 haziran Cumartesi günü Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) katılacak.

SBS, tüm il merkezleri ile yurt dışında 8 merkezde gerçekleştirilecek.

SBS tüm sınav merkezlerinde Türkiye saatiyle 10.00’da aynı anda yapılacak. Sınavda adaylara 80 soru yöneltilecek ve 90 dakika süre verilecek.

Lise son sınıf öğrencileri de hem mezun olmanın hem de 14 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek Öğrenci Seçme Sınavı’nın (ÖSS) heyecanını bir arada yaşayacak.

2009-2010 eğitim-öğretim yılı, Ramazan Bayramı’nın ardından 24 Eylül 2009 Perşembe günü başlayacak.

16’SI DOKTOR 24 KİŞİ TUTUKLANDI

29/08/2009

Sağlık operasyonu kapsamında gözaltına alınan 16 doktor ve 8 sosyal güvenlik kurumu görevlisi çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken,1 doktor ile 2 SGK’li serbest bırakıldı.

adOrganize şekilde suç işlemek ve devleti trilyonlarca zarar uğratmak iddiasıyla Pazartesi sabahı 16 ilde eş zamanlı yapılan operasyonlarda gözaltına alınan 136 kişinin ifadeleri alındıktan sonra 114 kişi mahkemeye sevk edildi.

Mardin, Şırnak, Batman, Şanlıurfa, Gaziantep, Bursa, Diyarbakır, İzmir, İstanbul, Isparta, Kütahya, Antalya, Hatay, Eskişehir, Kocaeli ve Ankara da Mardin kaçakçılık şube müdürlüğü ile Kızıltepe büro amirliği ekiplerince Ortak olarak düzenlenen Operasyonlarda çoğunluğu Kızıltepe de olmak üzere 136 kişi gözaltına alınmıştı, gözaltına alınan 136 kişiden bazılarının emniyetteki ifadelerinden sonra serbest bırakıldıkları, bazılarının kefalet karşılığında mahkeme kararıyla serbest kaldığı belirlendi.

Kızıltepe sulh ceza mahkemesine çıkarılan ilk grup olan ve 32 kişiden oluşan sağlık karnesi sahipleri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, dün adliye ye sevk edilen Doktor ve SGK’dan oluşan 27 kişi kişiden 1 doktor, 2 SGK ci  serbest kalırken, 16 sı doktor,8’i sosyal güvenlik kurumu görevlisi tutuklandı.

Mahkemeye sevk edilen  114 kişiden geriye kalan ve içlerinde medikalcıların yer aldığı 3.grup da bugün mahkemeye sevk edildi.

EROĞLU KÖYÜNDE YIL SONU ETKİNLİĞİ

29/08/2009

Kızıltepe’ye bağlı Eroğlu Köyünde, yılsonu etkinlikleri yapıldı.

er46 öğrencisi ve Okulu müdürü ile beraber 4 öğreteni bulunan birleştirilmiş sınıflarda eğitim veren Eroğlu köyü ilköğretim okulunda etkinlikler çerçevesin de okulun bahçesine öğretmen ve öğrenciler tarafından fidanlar dikildi, öğrenci başına 2 şer fidanın dikildiği ağaçlandırma çalışmalarında ağaçlara öğrencilerin ismi verilirken, öğrenciler adlarını taşıyan ağaçları koruyacaklarına dair öğretmenlerine söz verdiler.

Ağaçlandırma çalışmasının yanı sıra bir ilk olarak sınıfların duvarlarına yağlı boya ile resimler yapıldı, okul duvarlarının boyanmasının ardından ilk kez bir okulda sınıfın içindeki duvarlara resim yapılmış oldu.erog

Eroğlu köyünde düzenlenen Etkinliğe Kızıltepe Kaymakamı Osman Tunç, Kızıltepe Belediye Başkanı Ferhan Türk, İlçe Emniyet Müdürü Halit Hakan Avcılar, Kızıltepe ilçe Jandarma Komutanı İlhan İba, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Siraç Atan, Kızıltepe Eğitim birsen başkanı Ferhan Akan, Okul Müdürü Mehmet Emin Atay, Okul öğretmenleri Mesut Turan, Aydın Güneş, Seher Fidan, Okul Öğrencileri ve Eroğlu köyü sakinleri katıldı.

eroEroğlu köyü ilköğretim okulun da yapılan yılsonu etkinliklerin de okulun tüm öğrencileri etkinliklerde görev alırken, Etkinlikte öğrenciler yaptıkları Skeçler, Tiyatrolar, Halk oyunları, Şarkılar ve dansları izleyenlere güzel anlar yaşattılar.

Etkinliklere katılan Kızıltepe Kaymakamı Osman Tunç “ İlk defa bir köy okulunda kapsamlı bir etkinlik yapıldı. Hazırlanan bu güzel etkinliklerden dolayı öğretmen ve öğrencilerimizi kutluyorum. Ayrıca her öğrenci okulun bahçesine 2 ağaç dikmesi ve bu ağaçların bakımını da sahiplenmesi çok güzel ve anlamlı bir davranış bunların ötesinde 2 sınıflık okulun içindeki sınıflarda öğretmenler tarafından eğitici resimlerin yapılması da çok güzel hem öğrencileri hem de öğretmenleri tebrik ediyorum” dedi.

ROJİN ŞENYURT’TA

29/08/2009

rojnKorolar çarpışıyor yarışmasında Mardin’i temsil eden ve son üçe kalarak final şansını devam ettiren Rojin ve grubu bu hafta’ya hızlı başladılar.

Rojin ve ekibi Şenyurt ilköğretim okulunun düzenlediği yıl sonu etkinlerine süpriz bir ziyaret yaparak korolar çarpışıyor programı için tüm şenyurtlulardan sms desteği istedi.rjn

Şenyurt’ta katıldığı okul gecesinde korolar çarpışıyor ekibi ile birlikte şemame türküsünü.söyleyen sanatçı yaptığı konuşmada tüm Mardinlilerden sms desteği isteyerek, Şenyurt sınır kapısının açılması temennisinde bulundu.

ZANLILARIN 2.KISMI MAHKEMEYE ÇIKARILDI

29/08/2009

sgDün sağlık karnesi sahiplerinin, mahkemeye çıkarılmasının ardından bugün de yaklaşık 40 kişiden oluşan zanlıların 2. kısmı mahkemeye sevk edildi.

İçlerinde Doktorlarında yer aldığı zanlılar, önce Kızıltepe Devler Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildikte sonra, Kızıltepe adalet sarayına getirildiler.sag

Sulh ceza mahkemesinde başlayan yargılamanın gece geç saatlere kadar sürmesi bekleniyor.

KARNE SAHİPLERİ SERBEST BIRAKILDI

29/08/2009

Kızıltepe de pazartesi sabahı gerçekleşen gözaltlılarda, Karnelerinde şişkin ilaç ve tedavi gideri bulunan sağlık karnesi sahipleri dün çıkarıldıkları mahkemece ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakırdılar.

adlyEdinilen bilgiye göre zanlıların Sağlık karnelerini vekalet vermek suretiyle kullandırdıkları için gözaltına alındıkları, sağlık karnelerinde yanık olmadığı halde yanık ilaçları yazıldığı, bazılarının da sakatlıkları olmadığı halde protez bacak takıldığı gibi işlem yapıldığı iddiasıyla gözaltına alınan sağlık karnesi sahipleri ilk sorgulamanın ardından çıkarıldıkları sulh ceza mahkemesinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldıkları belirlendi.

KIZILTEPE’DE GÖZALTI SAYISI 136 YA ÇIKTI

29/08/2009

emnKızıltepe de sabah saat 03.00 sıralarında başlatılan operasyonlar da aralarında uzman doktor, medikalcı, sağlıkçı, belediye çalışanlarıı ve bunlarla bağlantılı oldukları iddiasıyla  yaklaşık 136 kişinin gözaltına alındığı belirlendi.

Sahte rapor düzenleme, sahte cerrahi, sahte estetik ve benzeri iddialarla gözaltına alınanlar sağlık kontrolünden geçirildikten sonra ifadelerine başvurmak üzere organize suçlar şubesine götürüldüler..

Kızıltepe merkezli eş zamanlı olarak 13 ilde düzenlenen operasyonlarda soruşturma kapsamın da 150’yi askın kişinin ifadesine başvurulmak üzere gözaltına alındığı belirlenirken, İstanbul, Ankara, Eskişehir, Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Nusaybin, Midyat ve birçok ilde gözaltılar yapıldığı belirlendi.

Edinilin bilgilere göre sabahın erken saatlerinde başlatılan operasyonda aralarında Kızıltepe Devlet hastanesinde ve özel sağlık merkezlerinde görev yapan doktorların da bulunduğu yaklaşık 136 kişinin Kızıltepe de gözaltına alındığı, Kızıltepe dışında gözaltına alınanlarla beraber bu sayının 150’yi geçmesi bekleniyor.

Kızıltepe Atatürk Lisesi Yıl Sonu Etkinliği Yapıldı

29/08/2009

ata3Kızıltepe Atatürk Lisesi’nin bu yıl 5. sini düzenlediği geleneksel kültür ve sanat etkinlikleri Ana Çocuk Sağlığı Merkez salonunda gerçekleştirildi. Yapılan etkinlikte, tiyatro gösterisi, şiir ve müzik dinletisiyle öğrencilerin resim çalışmaları yer aldı.

Etkinlikler iki seans halinde gerçekleştirildi. 1. seans 14.00 da öğrencilere, saat 20.00 da ise veliler ve diğer davetlilere yönelik gerçekleştirildi. Programa ayrıca okul müdürleri ile milli eğitimden yetkililer katıldı. Etkinlikler izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı.ata2

Okul müdürü Eşref Saruhan, “Yorucu geçen bir ders yılının sonunda öğrencilere moral vermek amacıyla bu tür etkinlikleri düzenledik.” dedi. ÖSS’ye girecek öğrencilere başarı dileklerinde bulunan Okul Müdür Saruhan, “Etkinliklerin bundan sonraki senelerde de daha farklı ve güzel bir şekilde devam edeceğini” sözlerine ekledi.

ata4Programa katılan grup Si, müzikleriyle izleyenleri coşturdu.

Etkinliklerin sonunda kokteyl yapıldı.

Tiyatro da İsa avcı, şiirlerde Orhan Aydoğan, müzikte Hatun Güven Tunç, resimde Feridun Avcı ve Nurettin Ölçer, yapılan etkinliğe çalışmalara katkı sundular.