Archive for Mayıs 2009

Öğretmen Geliştirme Seminerleri Başladı

28/05/2009

mf1vİki gün süren “Öğretmen Geliştirme Seminerleri”nin ilki İpekyolu İlköğretim okulunda yapıldı. Üç ayrı haftaya dağıtılarak yapılacak olan seminerler, İlköğretim Müfettişleri tarafından veriliyor. Okul öğretmenlerinin iştirakiyle yapılan bu seminerlerde beyin fırtınası havasında güzel bir etkileşim yaşandı. İletişim – Mezuat Bilgisi – Öğretmen Yeterlilikleri – Sosyal Etkinlikler – Ölçme ve Değerlendirme – Planlama başlıkları altında yapılan bu seminerlerdeki temel amaç, yeni öğretim programında öğretmenlerin uygulamalarda yaşayabilecekleri sorunları minimum düzeye getirmek ve bunun için çözüm önerileri geliştirmek olan bu seminerlerin ikinci bölümü 23 – 24 Mayıs, üçüncü ve son bölümü de 30 – 31 Mayıs tarihlerinde yapılacak.

Okulların alfabetik sıralamasına göre yapılan öğretmen geliştirme seminerinin ilkine, Adnan Menderes, Anafartalar, Cumhuriyet, Dicle, İnkılap İlköğretim okulları katıldı.

Haber: Metin Aydın

Reklamlar

KENT KONSEYİ MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

28/05/2009

k1Yerel Gündem 21 Kızıltepe Kent Konseyi Meclisi, 2009 yılının ilk toplantısını yaptı.

Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezindeki Kent Konseyi toplantı salonunda iki ana gündem maddesiyle gerçekleşen toplantıda, yeni Belediye yönetimine Kızıltepe sorunları ve çözüm önerilerinin yer aldığı bir rapor sunmak ve Mardin de kurulacak Artuklu Üniversitesi bünyesindeki fakültelerin bir kısmının Kızıltepe de kurulması için neler yapılabileceği konuları görüşüldü.

Yerel Gündem 21 Kızıltepe Kent Konseyi Genel Sekreteri Ahmet Damar başkanlığında toplanan ve Yerel Gündem 21 Kızıltepe Kent Konseyi yönetim kurulu üyesi Mehmet Sait Tunç, A.Kadir Yıldırım (haber-sen), Bedran Şahin ( Şoförler Odası Bşk), Beşir Dündar (Tic.San Odası), Hatip Şeran (Muhtarlar Der Bşk), İsa Tunç (K.S.S. Bşk), Lokman Kılıç (Tema), Mehmet Şahin ( Tic.Bors.Bşk), Mehmet Halit Solhan (Kızıltepe Ajansı-Basın),Mehmet Hanefi Kaymaz ( S.E.S), Nurullah Ceylan ( Çev.Gön), Rıdvan Yiğit ( Öz.Halk.Otobüsleri), Sedat Ayyıldız (Ziraat Odası) ve Zeynettin Ayav (Esnaf.Sant.Odası Bşk.)’nın katılımı ile gerçekleşen Kent konseyi meclisi toplantısında Kızıltepe’ de yaşanan sıkıntılar ve bunların çözüm öneriler tartışılıp görüşüldü.

k2Artuklu Üniversitesinin görüşüldüğü 2. gündem maddesinde ise kurulacak Fakültelerin bir kısmının Kızıltepe’de kurulması için neler yapılabileceği görüşülüp, tartışıldı.

Toplantıdan, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinin ardından Kızıltepe Belediye Başkanlığını kazanan Ferhan Türk ve yeni belediye meclisine sunulmak üzere Kızıltepe’nin sorunları ve çözüm yolları bulunan bir öneri raporu hazırlaması ve Kızıltepe de fakülte kurulması konularında çalışmalar yapmak amacıyla bir komisyon oluşturma kararı alındı.

Yerel Gündem 21 Kızıltepe Kent Konseyi, Ahmet Damar, M.Sait Tunç, Mehmet Şahin, İsa Tunç, Nurullah Ceylan, Beşir Dündar, Zeynettin AYAV ve Hatip Şeran’dan oluşan Komisyonun hazırlayacağı raporları bir sonraki oturumda görüşüp, son şeklini verdikten sonra gerekli Görüşmelere başlayacak.

 M.Halit Solhan

DTP 2 Günlük açlık grevine başladı

28/05/2009

gDTP Kızıltepe İlçe teşkilatı, tutuklanan DTP yöneticilerinin serbest bırakılması için bölgede başlatılan Açlık grevlerine destek vermek amacıyla 2 günlük açlık grevi başlattı.

Mehmet Sincar Parkında başlatılan açlık grevine Kızıltepe’nin yanı sıra DTP Derik, Mazıdağı ilçe teşkilatları ve DTP Şenyurt belde yönetimi de açlık grevine katılarak destek verdi.

Mardin Demokrasi platformu ile beraber Yerel gündem 21 Kızıltepe kent konseyi, Eğitim-sen, S.E.S, Bes, Tüm-Bel-sen, Çev-Gön ve Öz.halk otobüsçüleri derneği’nden oluşan heyet Mehmet Sincar parkına gelerek Açlık grevindeki DTP’lilere destek verdi.

g3Açlık grevine katılmayan bazı partililerin de park’a kurulan orkestranın müziği eşliğinde halaylar çekerek grevdeki arkadaşlarına ve parti yöneticilerine destek verdikleri görüldü, halkın yoğun ilgi ve destek verdiği açlık grevi yarın akşam sona erecek.

Katliamın yaşandığı Bilge köyüne bir ziyaret gerçekleştiren DTP genel başkanı Ahmet Türk’de beraberinde DTP milletvekilleri Akın Birdal, Sırrı Sakık, Kızıltepe belediye başkanı Ferhan Türk, Kızıltepe belediyesi eski başkanı Cihan Sincar ve bazı partililerle beraber Kızıltepe ye gelerek Açlık grevindeki partilileri ziyaret ederek destek verdi.

g4Türk Partililere hitaben yaptığı konuşmada’’ 29 Mart seçimlerinde kimliğinize sahip çıkarak, bize verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum, Hükümet bir yandan dağdakileri indirmek için çabaladığını açıklarken diğer taraftan demokratik yolları kapatıyorlar, barıştan korkuyorlar şu anda arkadaşlarımızın bir kısmı zindanlarda, halkımızın çoğu barış istiyor, bizde elimizi barış için uzatıyoruz, ancak barış ve özgürlük isteyen partimizin önünü kapatıyorlar, yaptığınız açlık grevi ile barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesine destek verdiğiniz için teşekkür ediyorum’’ diyen Türk ve beraberindekiler açlık grevindeki partililerin bulunduğu çadırları ziyaret etti.

GANİ ŞAVATA GALA İÇİN ONUR’DA

28/05/2009

ganiSaddamın Askerleri filminin Gala’sı için Kızıltepe’ye Gelen Filmin yönetmeni ve Başrol oyuncusu Gani Şavata ve ekibi Onur sinemasında sevenleri ile buluştu.

 

“Aşiret,göç,töre,gelenek” gibi konuları kendine özgü biçimde filmlerinde işlemeye çalışan Şavata, Saddam’ın Askerleri filminde ise daha çok Saddam dönemindeki rejimin ve askeri diktanın Kürtler üzerindeki uygulamalarını kurgulamaya çalışmış.

 

Filmde Gani R. Şavata, Tuba Özay ve Yalçın Dümer gibi oyuncuların rol oynadığı film, Onur Sineması’nda gösterime devam etmektedir.

 Hamit Ölçer

KIZILTEPELİLER’’ FAKULTELERİMİZE SAHİP ÇIKALIM’’

28/05/2009

oBilindiği gibi 2007 yılında çıkan yeni kurulacak üniversiteler yasasıyla Mardin’de Artuklu Üniversitesi kurulma kararı alındı ve çalışmalara başlandı.

Üniversitenin ilk kurulum aşamasında yapılan ön hazırlık çalışması ve toplantılara her nedense Kızıltepe pek katılmadı yada çağrılmadı, Mardin merkez ve diğer ilçelerin Kızıltepe’yi ya devre dışı bırakmak için yaptıkları siyasi manavlarından, ya da biz Kızıltepe’lilerin duyarsızlığından kaynaklandığından, bu toplantılar da genel de temsil edilmedik, Türkiye’nin 44 ilinden daha kalabalığız diye övünürken, nüfusu en düşük ilçelerimiz ilçelerine fakülte kurulması yönünde kulisler yaparken biz izleyici rolünde kaldık.

Ancak çok geç kalınmış değil, kurulacak 8 fakülte’den 2 sini olmasa da en azından birinin ilçemizde kurulması için sivil toplum örgütleri, Belediye, siyasiler ve ilçenin ileri gelenleri ile kanaat liderleri elbirliği içinde olursa oluşturacağımız kamuoyu ile bunu gerçekleştirmeliyiz.

Yetkililer eğer gerçekten gençliğin terörden ve cahillikten uzak durmalarını istiyorlarsa, Güneydoğu’nun Diyarbakır’dan sonra en büyük göçü alan Kızıltepe’ye kuracakları Fakülteler ile büyük bir köy durumuna gelen ilçemize sosyal, kültürel ve ekonomik katkı sunacak fakülteler ve yüksek okulları göz ardı etmemeleri gerekir.

Bir ilin kalkınması merkezle olmaz tüm ilçeleri ile olmalı açılacak olan fakültelerin nüfus yoğunluğuna göre ilçelere dağılması en mantıklı davranış olmalı, Mardin genelinde en çok okul ve dershaneye sahip olan Kızıltepe’nin bu projenin dışında tutulmasının hiçbir mantıki izah yoktur.

Bu bağlamda daha önce haberini yaptığımız Ortak Çalışma Grubunun ( OÇG ) hafta sonu gerçekleştirdiği toplantıda görüşülen GAP suyu ve Artuklu Üniversitesi konulu toplantısındaki Kızıltepe’ye fakülte açılması için yapılan konuşmaları sizinle paylaşalım.

TBMM / FORUM Ortak çalışma grupları organizasyonunda yapılan ve vekilleri STK ile buluşturmayı amaçlayan toplantının 2. bölümünde, Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde Kızıltepe’ye de fakülte kurulması konusunun Gündeme alındığı toplantıda, Forumu yöneten Ahmet Damar’ın Artuklu Üniversitesi ile ilgili yaptığı açış konuşmasında,’’ Mardin’e 15 Km mesafede kurulması planlanan Üniversitenin ne Mardin’e ne de ilçelerine bir faydası olmayacaktır. Öğrencilerin büyük bir kısmı ihtiyaçlarının Diyarbakır’dan giderme yoluna gideceklerdir, Üniversitelerin şehirlere ekonomik katkısı çoktur, ayrıca açılacak fakültelerin 2 veya 3 tanesinin en büyük ilçe olan Kızıltepe’de kurulması için gereken çalışma ve temasların yapılması gerekir, ayrıca isminin Mezopotamya olarak konulması daha uygun olacaktı’’ Diyen Damar daha sonra söz alan konuşmacılar, konuyla ilgili şu görüşlerini dile getirdiler.

Muhittin Bozan ( eczacılar odası )

‘’Kuruluş başlangıcında olayın içinde olmamız gerekirdi, bu isteğimizi kampanyalar ile desteklemeliyiz.’’

Yusuf Yazar ( Mardin makine mühendisleri odası üyesi )

‘’Açılacak Üniversite ve fakültelerin tabela okulları olmaması gerekir, laboratuarlar ile desteklenmeli ve iyi eğitimli kadrolarla açılmalı’’

Sait Tunç ( Yerel Gündem 21 Kızıltepe kent konseyi yön kur. Üyesi )

‘’Geç kalındığı fikrindeyim, çok toplantılar yapıldı, Kızıltepe’den katılan, takip eden olmadı. Bilimsel çalışma yuvaları olmasının yanı sıra ekonomik katkıları da olacak, 2007 de kurulan, 8 fakülte, 5 meslek yüksek okulu, 3 enstitü, ayrıca farklı dillerde eğitim yapacak olması bana ayrı bir heyecan veriyor, oxford’dan sonra 2. Süryani dili Artuklu üniversite de olacak. Birçok toplantıda ne belediye ne de STK yoktu, çoğu projeyi Mardin kapıyor bu da bizim suçumuz, takip etmiyor olayların dışında kalıyoruz. Toki’nin arka tarafında milli eğitime tahsis edilmiş bir alan mevcut, buraya ziraat fakültesi kurulabilir, toplantılara çağrılmıyorsak bunu sorgulamamız gerekir.’’

 

Zeynettin Ayav:( Kızıltepe esnaf ve sanatkârlar odası başkanı )

‘’STK olarak yıllarca iktidarlara Mezopotamya üniversitesi açılması için raporlar sunduk, Artuklu adını aldı, kaçırdığımız fırsatlar çok, bundan sonra ne yapacağımız önemli, partiler üstü geniş katılımlı bir toplantı yapılması gerektiğine inanıyorum, Mardin’de milli bir sahiplenmenin karşısında Kızıltepe’de hiçbir çalışma yapılmadı, belediye’nin öneri ve desteği olmadı, fakülte kurulması için bir yer alınıp hibe edilebilirdi, STK ve tüm kurumlarla baskı unsuru oluşturmamız gerekir.’’

 

Nurettin Kasap ( Ak parti Mardin milletvekili M. Halit Demir’in danışmanı )

 

‘’Daha önce istasyonda yapılması yönünde çalışma yapıldı ancak yeterli hazine arazisi olmadığından Diyarbakır yolunda yapılması konusunda gerekli çalışmalar başlatırdı ve Mardin belediye meclisi tarafından gerekli imar planı da tamamlanmış durumda, ayrıca GAP kapsamına alınan üniversite’ye 13,5 trilyonluk bütçe ayrılmış durumda.

Organize sanayi bölgesi arkasıyla Ğurs köyleri arasındaki bir alanda hazine arazisi taraması yaparak, gerekli yazışmaları da yaptık, amaç orada bir ziraat fakültesi kurmaktı, olumlu görüş belirtilmesine rağmen rektör değişimi ile beraber bu askıya alındı. Eğer Kızıltepe’ye fakülte kurulması kararı alınması durumunda daha önce çalışması yapılan bu alanda yapılabilir, bunun dışında Ğurs köyünden Diyarbakır yoluna bağlanan 25 km lik pasif bir yol var, bunu faaliyete geçirip yeni kurulacak Artuklu üniversitesine bağlanmak suretiyle Kızıltepe yönlendirebiliriz.’’dedi.

 

Bunların dışında dün toplanan Kızıltepe Yerel gündem 21 kent konseyi’de bu konuyu gündemine alarak tartıştı ve bunun ile ilgili bir komisyon kuruldu, komisyon tarafından detaylı bir rapor hazırlanacak ve gerekli mercilere sunulacak.

 Mehmet Halit Solhan

EĞİTİMSPOR VOLEYBOL TAKIMI FİNALE ÇIKTI

28/05/2009

vegtBatmanda düzenlenen turnuvada Eğitim spor erkek voleybol takımı grubunda şampiyon olarak, finallere gitmeyi hak kazandı.

1-3 Mayıs 2009 tarihleri arasında batman da yapılan Doğu-Güneydoğu illeri arası genç erkekler voleybol grup maçları sonucunda elde ettiği başarılı sonuçlar ile 20-24 Mayıs 2009 tarihleri arasında yapılacak olan Türkiye şampiyonası Mardin’i temsil edecekler.

Kızıltepe eğitim spor genç erkek voleybol takımı, grubunda yaptığı müsabakaların ilk gününde kadrosunda ikinci lig oyuncularını barındıran Diyarbakır DSİ sporu 3-1, Bitlis gençlik sporu 3-0, ikinci günde, Siirt sporu ve Batman Sporu aynı skorlarla 3-0 ve son gün dede Hakkar’i gençlik spor’u da 3-0 gibi net skorlarla yenme başarısını gösteren eğitim spor finallerde mücadele etme hakkını elde etti.

Antrenörlüğünü Kızıltepe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğünü yapan Fahri Yalçın konuyla ilgili olarak şu açıklamada bulundu, “İlk önce gençlerimize bu desteği veren İlçe kaymakamımıza Sayın Osman Tunç’a teşekkür ederiz. Kaymakamımızın desteği sayesinde takımımız bu turnuvaya katılabilmiştir. Eğitim Spor kurulduğu günden beri amacının ilçe çocuklarını her türlü zararlı davranış ve alışkanlıklardan kurtarıp topluma faydalı birer birey ve Ülke sporuna Ahlaklı ve Başarılı Sporcu yetiştirmek olmuştur. Bu amacını her zaman sürdürecektir, ilçe ileri gelenlerinden ve yetkililerden bu gençlere sahip çıkmalarını ve desteklerini esirgememelerini istiyoruz. Dedi”

Katliamın tanıklarıyla konuştuk

24/05/2009

15Sevgi ile Habip’i baş göz etmek için bir araya gelmişlerdi. İki genç nişanlanacak ve imam nikahları kıyılacaktı, düğüne kadar da heyecanla Diyarbakır’da aynı çatı altında yaşamayı bekleyeceklerdi. Ama olmadı. Nikah namazını kıymak için ibadete durduklarında, üzerlerine sıkılan kurşunlarla öldü iki genç aşık ve onlarla beraber köyden 42 kişi.

Mazıdağ’ın en güzel köylerinden biri bundan böyle tüyleri ürperten bir katliamla anılacak. Bilge köyünde son rakamlara göre 44 kişi, bir nişan törenine yapılan saldırıda yaşamını yitirdi. Yıllar önce koruculuğu kabul eden ve bütün köylülerin korucu olduğu köyde yaşanan katliam için Bilge’deydik. Mardin Devlet Hastanesi ile köy arasında mekik dokuduğumuz saatlerde her kafadan bir ses çıkıyordu ama kimse katliamın gerçek nedenini bilmediğini söylüyor ya da söylemek istemiyordu. Ama anlatılanlara göre iddialar çeşitli: Kimi 35 yıl öncesine uzanan bir kan davasından bahsediyor, kimi bölgede giderek büyüyen bir sektör haline gelen alabalık çiftliklerinin yarattığı rantın katliama neden olduğunu söylüyor, bazıları yıllardır çözülemeyen toprak meselesinden bahsediyor, kimi de olaya ‘kız meselesi’ diye yaklaşıyor. Nedenleri ne olursa olsun, gerçek olan şeyler de var. Birincisi bu katliam devletin verdiği silahlarla işlendi, ikincisi Bilge köyünde beş hanede artık hiç ocaklar tütmeyecek çünkü ailelerin tamamı yok edildi, üçüncüsü bu katliamı gerçekleştirenler aynı ailenin mensupları olan hala çocukları, yani kuzenler. Ve dördüncüsü de olayın en önemli iki kahramanı Sevgi ile Habip de artık yoklar. Birbirlerini seven ve aynı yastığa baş koymak isteyen iki genç, yanlarına en yakınlarını da alarak bu dünyadan ayrıldı.

11Katliamın zanlısı olarak yedisi kardeş, biri de kardeşlerden birinin çocuğu olmak üzere sekiz kişi gözaltında. Herkes olayı onların yaptığına kesin gözüyle bakıyor, katliamın tanıkları kimseyi görmediklerini söyleseler de “Onlar yapmıştır,” demekten kendilerini alamıyor, bu da adı konulmamış bir husumetin uzun bir süredir var olduğunu gösteriyor.

Sabah 09.30’da indiğimiz Mardin’de ilk durağımız Devlet Hastanesi’nin önü. Bekleyenler, bir haber almak isteyenler, ağıt yakanlar, komşular, tanıdıklar hepsi orada. Teybimizi kime uzatsak, herkes “Bilmiyorum,” diyor. Ama aralarında daha cesur olanlar da var, eniştesi Abdulvahap Çelebi’yi kaybeden İrfan Ökten onlardan biri. Ökten Çelebi ailesiyle yine aynı soyadını taşıyan saldırganlar arasında köydeki balık çiftlikleri yüzünden sorunlar yaşandığını söylüyor. Köydeki birkaç balık çiftliğinde kullanılacak suyun sırasının epey zamandır tartışma konusu olduğunu, nişan meselesinin bir sorun olmadığını dile getiriyor. İki ailenin akraba olması da zaten kan davası iddiasını ortadan kaldırıyor. Zaten bölgede yaşanan kan davalarında kadın ve çocuklar kesinlikle hedef alınmıyor, hele kan davasının mensupları bu işi göğüslerini gere gere yapmayı marifet saydıkları için, yüzlerini maskelerle kapatmış saldırganların varlığı da bu iddianın asılsız olduğunu ortaya koyuyor.

12Adalet Bakanı Sabahattin Ergin, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Tarım Bakanı Mehdi Eker ve dört Mardin milletvekilinin de geldiği devlet hastanesi önünden, hızla köye doğru yol alıyoruz. Köyün bozuk yolu, bakanların şerefine onarılmaya başlanmış. İş makinaları yüzünden hayli ağır yol alıyoruz. Ancak köye girmek ne mümkün. Köyün güvenliğini alan askerler, köyü saldırganlardan değil, basından korumak konusunda ısrarlılar. İş başa düştü deyip köyün arkasındaki patika yollardan, askerlerden gizlenerek, köye girmeyi başarıyoruz. Durdurmaya çalışan askerleri karşı en iyi tavır ise duymazdan gelmek. Köyün girişinde matem yapan kadınlar var, yaktıkları ağıtlar yürek dağlıyor. Her biri öz be öz kardeşlerini, analarını, babalarını, torunlarını, yeğenlerini, eşlerini kaybetmiş. Şimdi yapayalnızlar.

25 haneli 300 nüfuslu köyde (tabii artık nüfusu 44 eksik) yanına ilk yanına yanaştığımız kişi, Sultan Çelebi ile Ceylan Çelebi. Ceylan, beşikteki bebeğiyle bekliyor ölülerini, o saatlerde kendi evinde olduğu için kurtulmuş. Ama babası Mehdi’yi, kardeşi Emine’yi, Kenan’ı, Veysi’yi, Mehmet’i ve dört yaşındaki yeğeni Abdullah’ı kaybetmiş. Babasının arabasına bakıp yakıyor ağıdını kendi dilince: “”Babo babo bizi öksüz bıraktın, gittin, sensiz ne yaparız.” 70 yaşındaki annesi Sultan ise başın sağolsun dileklerimizi “Kimsem kalmadı, oğlum öldü, kızım öldü, torunlarım öldü. Benim nasıl başım sağolsun,” diye reddediyor.

Sonra başlıyorlar anlatmaya:

“Köyde koruculuk yapan Çelebi ailesinin bazı fertleri göreve gitmişti. Eski muhtar Cemil Çelebi’nin kızı Sevgi ile kuzeni Habip Arı nişan ve imam nikahı töreni için Çelebi ailesinin evinde toplanmıştı. Köy imamı Kazım Ozan, kıyacağı nikah öncesinde evde bulunanları namaza davet etti. Kadın ve erkekler ayrı odalara çekilip namaza durdu. Saatler 21.00’i gösteriyordu. O anda ellerinde Kaleşnikoflarla eve giren yüzleri maskeli 5-6 kişi rastgele ateş açmaya başladı. Ateş 15 dakika sürdü, ev kan gölüne dönmüştü. Bölgede çok sık yaşanan kum fırtınasından yararlanarak dışarı çıkan saldırganlar, izlerini kaybettirmek üzere hızlıca katliam yerini terk etmeye başladı. Silah seslerini duyan korucular, saldırganlara ateş ettiyse de, bu çaba pek bir işe yaramadı. Saldırıda başta gelin adayı Sevgi Çelebi, damat adayı Hapip Arı olmak üzere, yakın akrabalarından 44 kişi yaşamını yitirdi. Saldırganlar saldırıya başlamadan önce evin üstündeki trafoya ateş etmişler, böylece etrafın kapkaranlık olmasını sağlamaya çalıştılar.”

Ülkemizde yaşanan en büyük kitle katliamlarından biri olmaya aday olan Bilge katliamında, bir iddia da, olayın 10 yıl öncesine dayandığı yönünde. İddialara göre köyde 10 yıl önce yaşanan bir silahlı saldırıda Çelebi ailesinden 10 kişi hayatını kaybetti. Diğer bir iddia ise, Sevgi’nin verildiği Arı ailesinin aileyle daha önce kanlı olduğu yönünde. Ailenin saldırıyı gerçekleştiren bölümünün bu evliliğe karşı olduğu ve aile fertleri arasında 10 gün önce şiddetli bir tartışma yaşandığı da dedikodular arasında. Haberi geçmek üzere birkaç saatliğine köyden ayrıldığımızda 44 kişi için kepçelerle mezarlar kazılıyordu. Ancak en fecisi, ölen çocuklar için kazılan büyükçe toplu mezardı.

FİDAN ÇELEBİ (15):FİLM İZLEDİM KURTULDUM

19Amcamın kızıyla teyzemin oğlunun nişan töreniydi. Birbirlerini seviyorlardı, severek evleneceklerdi. Dün köye geldi damat ve ailesi. Söz kesip nişan takacaklardı. Sevgi 22 yaşındaydı. Ben sadece söz kesileceği için gitmenin gerekli olmadığını düşündüm, ama yine de biraz oyalanıp gidecektim. Sonra televizyonda güzel bir film başladı, ben de gitmekten vazgeçtim. Bir süre sonra silah seslerini duydum, hemen ışıkları kapattım. Saldırganlardan ikisini gördüm, biri evimizin üstünden ateş ediyordu, biri de merdivenin yanından. Yüzlerini göremedim, çünkü her yer karanlıktı, dışarı da çıkamıyordum çünkü çok korkuyordum. Annemi, babamı, iki ağabeyimi kaybettim. Bir ağabeyim de yoğun bakımda. Şu anda sadece bir ağabeyim yaşıyor sadece. Bu olayda gözaltına alınanların bu işi yaptı, buna inanıyorum. Silah sesleri kesildikten sonra amcamın evine gittim, herkes ölmüştü. Saldırganların bunu niye yaptıklarını bile bilmiyorum, aramızda bir düşmanlık da yoktu. Köyde hepimiz akrabayız zaten. Sevgi’nin evlenmesine karşı çıktıkları da yoktu.

 HÜLYA ÇELEBİ: ELLERİNDE KARDEŞLERİNİN KANI KURUMUŞTU

7Ben ve arkadaşım o saatlerde evde peynir yapıyorduk. Silah sesleri yükselince, nişan nedeniyle keyiften silah sıkıldığını düşündüm önce. Sonra teyzemin gelinini kocasına seslenerek “Vecdiiiiii” diye haykırdığını duydum. Yukarı çıkınca bana da ateş ettiler. Kapının arkasına koştum hemen, dört-beş kardeşim vardı evde, onların üstüne atladım kurşun gelmesin diye, onları sakinleştirmeye çalıştım. Ama amcamlara gittiğimde herkes ölmüştü. Bütün ailemi kaybettim, annem, babam, ablam benden küçük kardeşim, ninem, dört amcam, dört yengem, iki dayım ve eşleri, halam öldü. Halam hamileydi, karnına da ateş etmişlerdi. Şimdi koskoca ailede sadece dokuz kişi kaldık. Ablamı delik deşik etmişlerdi. Babamın bir gözü yoktu. Karnına baktım, sarıldım babama. Anneme baktım o da ölmüştü, küçük kardeşim de başından vurulmuştu. İki yaşındaki kardeşim iki yerinden vurulmuştu, yaralıydı, çok ağlıyordu. Allah bize bu acıyı gösterdi, umarım başka hiç kimseye göstermez. Amcamın kızına sarıldım, “Hediye neyin var,” dedim. “Hiçbir şeyim ağrımıyor” dedi ve öldü. Elimde hala dün geceden kalma kanlar var, ölen herkese sarıldım, onlara dokundum. Her şey çok kötüydü. Çok fazla yetim çocuk kaldı burada, hepsi de küçücük daha. Biz bütün köy akrabayız, evlerimiz birleşik, anlaşırız, birbirlerimizin evlerine gideriz, bilmiyorum bunu niye yaptılar. Vuranların yedisi kardeşti, bir de birinin oğlunu gözaltına almışlar. Yaralıların söylediğine göre gözaltına alanlar, saldırıyı yapan kişiler.

 ABDULLAH AKAN: HER TARAF CESETTİ

“Eve girdiğimde her taraf ceset doluydu. Önde imam ve arkasındaki erkeklerin hepsi ölmüştü. Diğer odada kadın ve çocuklar vardı. İçerisi kan gölüydü. Hayatımda böyle bir vahşet görmedim.!

HABER: MÜJGAN HALİS

FOTO:M.HALİT SOLHAN

47 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ BİLGE KÖYÜNDEYDİK

24/05/2009

8Pazartesi gecesi meydana gelen olayı araştırmak ve takip etmek üzere sabah gazetesinden gazeteci arkadaşımız Müjgan Halis ile beraber bilge köyüne giderek olayla ilgili ölenlerin yakınları ve köylülerle görüşmeye çalıştık, Olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla yaptığımız görüşmeleri arkadaşımız Mujgan Halis’in kaleminden ”katliamın tanıklarıyla görüştük” başlıklı haberde okuyabilirsiniz.9

Mazıdağı’na bağlı bilge köyünde dün gece meydana gelen ve 44 kişinin ölümüne 3 kişinin ağır yaralanmasına neden olan katliamda olayla ilgi olarak 7’si kardeş olmak üzere toplan 12 kişinin gözaltına alındığı belirlenirken, Olay üzerine Mardin’e Gelen içişleri bakanı Beşir Atalay, Tarım ve köy işleri bakanı Mehdi Eker, Adalet bakanı Sadullah Ergin ve Mardin milletvekilleri Önce Mardin devlet hastanesine ardından bilge köyüne giderek incelemelerde bulunup başsağlığında bulundular.Bakanlar gerekli açıklamayı daha önce yaptıklarını buraya başsağlığı için bulunduklarını söyleyerek her hangi bir açıklamadan bulunmadılar

16Edindiğimiz bilgilere göre Olayda Gelin sevgi çelebi, damat Habib Arı’nın da içinde bulunduğu 44 kişi hayatını kaybederken, aynı köyden olan ve akrabaları olan Arı ailesinin Diyarbakır’dan kız istemeye köye geldiği, damat Habib arı’nın yanı sıra, annesi, babası ve kardeşi de olay yerinde öldüğü ayrıca tayini Bolu’nun Kıbrısçık belde’sine çıkan köy imamı da olay yerinde hayatına kaybetti. Katliamda ölenlerin içinde 3 kadının hamile olması nedeniyle olayda 47 kişi hayatını hayatını kaybederken, geride 35 yetim çocuk ve sönen ocaklar kaldı.10

Kız istemek için eski muhtar Cemil Çelebi’nin evinde toplanan köylüler kadınlar ve erkekler olmak üzere 2 ayrı oda da yemek yedikten sonra namaz kırmak üzere safa durdukları bir esnada, korucu olan erkeklerinin çoğu köye yakın karakolda görevde oldukları bir sırada, olayı yaptıkları iddia edilen zanlılardan birinin karakoldan izin alarak köye döndüğü ve olayın o esnada meydana geldiği iddia edilmekte, 144 mermi kullanılan olayda, görgü tanıklarının ortada hiçbir sebep olmadığı ve bir anlam veremediklerini yenilerken, en yaygın iddianın, köydeki alabalık tesislerinin yer aldığı alanların paylaşımıyla ilgili olduğu, diğer bir iddia ise, sevgi çelebi’nin Arı ailesine verilmesine karşı oldukları ve geçen hafta iki aile arasında bundan dolayı tartışma çıktığı yönünde.

14Bilge köyüne dün geceden itibaren gelen yerli ve yabancı basın köyün girişinden canlı yayınlarla olayı kamuoyuna aktarırken, jandarmanın basın mensuplarının köye girişlerine izin vermezken, Sadece bakanların köyü ziyareti sırasında sınırlı bir görüntü alma izni verildi, bunun üzerine basın mensupları zor şartlar altında yayan olarak köyün çevresinden köye veya köyün dışında toplanan köylülere ulaşmaya çalışarak olay hakkında bilgi almaya çalıştı.

1Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk, Gülten Kışanak, Diyarbakır büyükşehir belediye başkanı Osman Baydemir, Kızıltepe belediye başkanı Ferhan Türk ve bazı belediye başkanlarından Oluşan DTP heyeti de olay yerinde inceleme yaptıktan sonra, basın mensuplarına bir açıklamada bulundular, Yapılan açıklamalarda,” Olayın vahşet olduğu tanıkların ifadelerinden anlaşıldığına göre ateş edenlerin hedef gözeterek, hayatta kimse kalmasın diye seslendiklerini, bununda olayda tanık bırakmamak amaçlandığı, ancak olayda sağ kurtulanların olayın aydınlanmasını sağladığını, Herkesi öldürmek suretiyle olayın başka boyutlara çekilmeye çalışıldığın açıkladılar.

2Olay da ölenlerin otopsi ve işlemleri bitenlerin köyde defneni başlanırken, cenazelerim gömü işlemlerinin gece de süreceği ve bugün tüm definlerin tamamlanması bekleniyor. Diyarbakır’a gönderilen Arı ailesine ait 4 cenaze Yenikapı mezarlığında toprağa verilirken, köy imamının cenazesinin Ankara gönderildiği açıklandı.

Kimlikleri belirlenen 43 kişinin isimleri şöyle:

Abdullah Çelebi, Şükriye Çelebi, Emine Çelebi, Hüseyin Çelebi, Zekiye Çelebi, Abdulvahap Çelebi, Cemil Çelebi, Hacı Abdulkadir Çelebi, Hacı Mehmet Çelebi, Kenan Çelebi, Sevgi Çelebi, Mithat Arı, Habib Arı, Kafiye Arı, Rahşen Arı, Abide Akyol, Orhan Akyol, Kevser Akyol, Halime Çelebi, Hacı Kazım Bozan, M. Şükrü Çelebi, Cemil Çelebi, Kerim Çelebi, Şükran Çelebi, Salih Çelebi, Mehmet Çelebi, Murat Çelebi, Savaş Çelebi, Halil Çelebi, Salih Çelebi, Arife Çelebi, Yıldız Çelebi, Ali Çelebi, Muhittin Çelebi, Mehmet Akyol, Seniha Çelebi, Şeyhmus Çelebi, Fesih Çelebi, Seyri Çelebi, Berivan Çelebi, Sevim Çelebi, Yasemin Çelebi, Haci Halim.

13Olayla ilgili gözaltına alınanların ifadeleri, olay yerindeki inceleme ve soruşturmaya devam edilirken, Her kesimden insan, bölgede bu derece bir olayın daha önce yaşanmadığı, kan davalarında kadın ve çocuk hedeflenmediği, namaz kılanlara ateş etmenin hiç bir insanlığa sığmadığı açıklanırken, görüştüğümüz herkesin olayın hiç bir haklılık tarafının bulunmadığını söylediler.

HABER: M.Halit Solhan

”VEKİLLER” KOLTUKLARINIZI BOŞ BIRAKMAYINIZ!

16/05/2009

ÖNYARGILAR GİREMEZ

ocg

 

 

 

HABER: M.Halit Solhan

TBMM / FORUM Ortak çalışma grupları organizasyonunda yapılan ve vekilleri STK ile buluşturmayı amaçlayan toplantıların 6.sı Kızıltepe’de yapıldı.

Daha önce Mardin merkez’de 5 kez toplanan forum, ilk kez bir ilçede gerçekleşmiş oldu.

Kızıltepe buğday pazarı, müzayede salonunda düzenlenen toplantıya Mardin il-ilçe sivil toplum örgütleri temsilcilerinin bir kısmı katılırken vekilleri ve STK’leri bir araya getirmesi planlanan forumun 6.sına da vekiller katılmazken, sadece Ak parti Mardin milletvekili M. Halit Demir’in danışmanı Nurettin Kasap katıldı.

Toplantının açış konuşmasını yapan Ortak Çalışma Grubu girişimcisi Ayşe Elveren ‘’vekillerimizle beraber, ilimizin sorunlarını tartışıp, bunu meclise taşımak için düzenlediğimiz toplantılara katılmaları gerekirken, milletvekillerimiz düzenlemiş olduğumuz 6. toplantıya da katılmadıklarını görüyoruz. Vekillerimizin STK’leri ciddiye alıp sandalyelerini boş bırakmamalarını, sandalyelerini onlardan başka kimsenin dolduramayacağını ve sandalyeleri dolana kadar onları ısrarla davet edeceğiz’’diyerek, Milletvekillerini ilin sorunlarının tartışılacağı çözüm bulmak için öneri ve fikirlerin tartışılacağı OÇG lere katılmaları gerektiğinin altını çizdikten sonra forum’u yönetmek üzere Yerel Gündem 21 Kızıltepe kent konseyi genel sekreteri Ahmet Damar Moderatör olarak seçildi.

GAP suyunun Mardin Ovasına gelmesi ve Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde Kızıltepe’ye de fakülte kurulması konularının Gündeme alındığı toplantıda Konuyla ilgili olarak projeksiyonla görüntüler izletildi.

Forumu yöneten Ahmet Damar,açış konuşmasında’’GAP projesinin bir an önce bitirilmesi için tüm sivil toplum kuruluşlarımızla, önde gelen çiftçilerimizle, tüm vekillerimizle el ele vermeli ve herkes bunun takipçisi olmalıdır’’ derken, konuyla ilgili söz alan konuşmacılar kısaca şunlara değindi:ocgr

Mehmet Şerif Öter (Kızıltepe Zahireciler Derneği Başkanı ): ’’Sahip olduğu kaynaklarla, Bölgenin ve halkın kalkınmasını sağlamak amacıyla hayat geçirilen GAP’ın 34 yıldır bitmeyen bir serüveni var, 9 Tarım sulaması kapsamında 9 il arasında bulunan Mardin ovasına suyun gelmesiyle ürünlerin üretimi artacak, bölgede üretilmeyen ürünlerin üretime başlayacaktı, tarıma açık arazilerin yarısı susuz tarım olmasından dolayı yağışlarında az olmasıyla çiftçi sürekli ürününün telef olması endişe içindedir. Kızıltepe ovasında yetişen kırmızı mercimek kalite ve besin değeri olarak dünyada bir numaradır. Maalesef geçen yıl kırmızı mercimeğin fiyatının ne kadar yükseldiğini gördük. Kanada’dan hibritli mısır ve mercimek ithal edildi ve genetiği ile oynanmıştı yani kısırlaştırılmıştı. Vitamin değeri düşük ve pişme sorunu olan mercimeği stoklarımızdan tüketmiştik bunun nedeni de bölgemizde olan kuraklıktı, GAP projesi 34 yıldır bitirilemiyor. Bir Seyhan barajı 3 yılda 974 günde tamamlanmıştır. 1 milyon 440 bin dönümlük arazi Çukurova’da bu Seyhan barajıyla sulanmaktadır. Maalesef 34 yıldır görev yapan siyasetçilerimiz konuyla ilgilenmemiştir. Bizim siyasetçilerimiz GAP projesine gereken hassasiyeti gösterseydiler bu proje kapsamında olan su çoktan Mardin ovasına kavuşmuş olacaktı. Maalesef GAP 2008 yılı itibarı ile sadece sulama yüzde 15 tamamlanmıştır. Her nedense Milli servetler kaybolunca biz çözüm yolları arıyoruz’’

Mehmet Kılıç:( Mardin makine mühendisleri odası bşk ) ‘’ GAP suyunun haranı e hale getirdiği ortada, ovamazında Harran’a dönüşmemesi için çiftçilerin aydınlatılması gerekir, yoksa su kendi başına problem olur.’’

Nusret Çakar:( Çevre-ekoloji ve yaban hayatı destekleme derneği ) Sulamaya açılan araziler tuzlanıp sular toprağın kaymak tabakasını alıp götürmüştür, eğer bu aynı şartlarda sulama yapılacaksa ben suyun gelmesine karşıyım, daha önce suyun geldiği yerlerin ekolojik dengesi bozulmuş, ayrıca insanların dengesi de bozularak dejenerasyona uğramışlardır, Kızıltepe ovasında 15-20 metrede çıkan su artık 500 metrede çıkmakta, yanlış kullanım ve sulamaktan, bozuk ürünler elde edilmiş, yağmurla beraber sulama yapılmış ve Fırat’ın 5 katı su harcanmıştır, projesiz işe kalkışın insanlarımız bu felakete yol açmıştır, eskiden toprak nadasa bırakılırdı, şimdi yapılmamakta, nadasa bırakılan toprak bir sene sonra 2 yılın ürününü vermekteydi, nadas kültürünün tekrar uygulamamız gerekiyor, yoksa toprak yapısındaki bozulmanın önüne geçemeyiz, sağlıksız ürünler üretmeye devam ederiz.’’

Zeynettin Ayav:( Kızıltepe esnaf ve sanatkârlar odası başkanı ) ‘’ GAP idaresinin kapsamı sadece sulama değildir, Kadınlara yönelik eğitim, bilimsel ve tarımsal, kültürel, sosyal boyutları ile bölgede etkinliği olmuştur, Sulama kuyularına gelen elektrik fiyatları ve cezaları için Ankara da girişimlerimiz oldu, raporlar sunduk ancak bir sonuç alamadık, ancak damlama sulama yöntemiyle bu olayın önüne geçirebilir. Artuklu Üniversitesinin bünyesinde GAP ile ilgili bir birim çiftçilerin eğitimi için kullanılabilir.’’

Sait Tunç ( Yerel Gündem 21 Kızıltepe kent konseyi üyesi ) ‘’ Türkiye’nin 5/1’i oluşturan önemli bir proje, sözde bölgeler arası farklıkları kapatmak amacıyla Atatürk döneminde programa alınmış, Bilinçsiz tarım yapılmakta bu da çevreye zarar vermekte, 10 yıl sonra bu topraklar kullanılamaz duruma gelecek, İsrail değişik isimler altında toprak aldığı söylentileri dolaşmakta, bölgedeki olaylar öne sürülerek proje geciktirilmekte, Türkiye’nin en büyük, Dünyanın 8. büyük projesi olan GAP’ın tamamlanması için tüm sivil toplum örgütleri, kamuoyu oluşturmak için işin içinde olmalıdır.’’

Muhittin Bozan ( Kızıltepe Eczacılar odası tems ) ‘’ 30 yıllık bir süreçte bu projenin bitmemesinin nedenleri olarak, Siyonizm’in buna engel olduğundan geciktiği görüşü, 2.si Aslında Kürtlerin ekonomik olarak güçlenmeleri istenmiyor görüşü, 3. görüş olarak da devletin içinde ki güçlerin bunu engellediği yönünde, hangisi doğru-yanlış bilmiyorum, su Ortadoğu’da bir silah konumunda olduğundan bunun barışçıl olarak nasıl kullanılacağı önemli, GAP’ın çalışmalarını takip ederek bir an önce bitmesinin sağlanması için tüm partilerden ve bölge vekillerinden oluşan bir komisyonun kurulması gerekir.

Doğan Angay ( Mardin eğt-sen. bşk ) ‘’ Olaya teknik yönüyle değil sosyal yönüyle bakmalıyız, uzun zamandır süren bir savaş var, bu bahane edilerek yatırımlar yapılmıyor, ekonomik açılımları samimi görmüyoruz, bölge insanının güveni kalmadı, bölgenin gelişmesi istenmiyor, mayıs ayından itibaren 4 binin üzerinde öğrenci tarımda çalışmak üzere değişik yerlere gidiyor, güvenliğe yapılan yatırım ekonomiye yapılsaydı bölge daha iyi durumda olurdu.’’

Yusuf Yazar ( Mardin makine mühendisleri odası üyesi ) ‘’ Her sene yağmur yağsa ürün gelse diyoruz, Sanayi ile uğraşmadan sadece sulama olmayan tarımla uğraşarak kuraklık yaşamışız, yılın bir ayını çalışarak, kışın yatıyoruz baharda yağmur duasına çıkıyoruz.proje başladığında su havzaları yapılacaktı,hala yapılmadı, ama su bir gün geç de olsa gelecek, onun için çiftçiyi eğitmeli, örgütlenmeliyiz.Harran da çiftçinin başına gelen başımıza gelmesin, eğitimli ve hazırlıklı olmalıyız. Bırakın bölgeler arası iller arasındaki farkı kapatamadık, yatırımların çoğu Şanlıurfa, Diyarbakır ve Gaziantep arasında bölüşülüyor, diğer illere pek bir şey kalmıyor.’’

Servet Demircan ( Kızıltepe Eğt-sen üyesi ) ‘’ GAP sosyal ve ekonomik olarak her yönüyle ele alınmalıdır. Ayrıca köylülerin danışabileceği Tarım il-ilçe müdürlüklerinde ziraat mühendislerinin yanı sıra köy grupları var, bunlardan faydalanabilir.’’

orcgNurettin Kasap ( Ak parti Mardin milletvekili M. Halit Demir’in danışmanı ) ‘’22 Temmuz’dan sonra vekilimizin ilk çalışması GAP suyu ile ilgili oldu, projenin devreye girmesiyle bu çalışmaları takip etmekteyiz. Ana su kanallarının ihalesi yapıldı, ana kanal ve göletler bittikten sonra ara kanal çalışmalarına başlanacak ve 2012 de bitmesi hedeflenmektedir. Damlama projeleri için girişimlerimiz sonrasın da, 20 dönümlük bir pilot bölgede yapılan çalışmaların % 25 i 3 yıl sonra geri ödenecek.’’

Bu konuşmaların ardından gündemin 2. konusu Artuklu Üniversitesi görüşürdü, bununla ilgili haberi sitemizden okuyabilirsiniz.

KATLİAMLA İLGİLİ 8 GÖZALTI

16/05/2009

bk

 

 

 

 

 

 

 

 

Haber:M.Halit Solhan

İçişleri bakanı Beşir Atalay tarafından bu sabah yapılan açıklamaya göre, Bilge köyünde meydana gelen olayda 6 si çocuk, 16 sı kadın olmak üzere 44 kişinin öldüğü, 6 kişininde yaralı olduğu, olayla ilgili olarak 8 kişinin gözaltına alındığını açıklandı.

Son alınan bilgiye göre olayın kız alıp vermeyle ilgili olabileceği iddia edilirken, İçişleri bakanlığı ve Mardin valiliğinden yapılan açıklamada ilk belirlemelere göre olayın siyasi yönünün bulunmadığı, soruşturmanın devam ettiği, bölgeyi kaplayan toz bulutundan kaynaklanan kötü hava şartlarına rağmen opresyonların aralıksız devam ettiği açıklandı.

Mazıdağı ilçesine bağlı 32 haneli bilge köyünde kimliği belirsiz kişilerce köyün eski muhtarı cemil celebi’nin evinde kızının nişan için toplanan kalabalığa düzenlenen baskında çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 45 kişinin hayatını kaybettiği, 3’ü ağır olmak üzere 6 kişinin yaralandığı belirlendi.

Saat 21:30 civarında meydana gelen olayda alınan bilgilere göre, yüzleri maskeli olduğu iddia edilen 4 kişinin Nişan yapılan eve ve yatsı namazı için köyün camiinde namaz kıranlara uzun namlulu silahlar kullanarak topluluk üzerine ateş ettikten sonra olay yerine el bombaları atarak olay yerinden uzaklaştığı olay esnasında 45 kişinin öldüğü, 3’ü ağır 6 yaralının Mardin devlet hastanesinde ameliyata alındığı belirlenirken, durumu ağır olan 3 ve 16 yaşlarındaki 2 kişinin Diyarbakır’a sevk edildi. Mardin Devlet Hastanesi, Kızıltepe devlet hastanesi ve mazıdağı Devlet hastanesinin alarm durumuna geçtiği, Mardin devlet hastanesine takviye sağlık ekipleri gönderildiği, Mardin devlet hastanesine gelen ölülerin arasında 6 kişinin 10 yaşından küçük, 5’inin kadın olduğu alınan bilgiler arasında.

İlk belirlemelere göre olayda hayatını kaybedenlerden kimliği tesbit edilenler şunlar. Köyün muhtarı Hamit Çelebi, eski muhtar Cemil Çelebi, Yıldız, Mehmet Salih,Arife, Veysi, Ali, Şükran, Emine ve Salih Çelebi olduğu belirlenirken kimlik tesbitine devam edilmekte.

SEVGİLİ VE ARSIZ

16/05/2009

halitsolhan_985681415SEVGİLİ VE ARSIZ

Hamit Ölçer

Bir anda üniversitedeki bazı değerli hocalarımdan biriyle ders işliyormuşum gibi bir his uyandı içimde.Bütün bir program boyunca neredeyse tüm kalıplaşmış ezber düşünceler, yerini bir anda özgür,nerede olduğu belli olmayan ama onu hep aradığımız ve üzerinde çok şey söylenen ama galiba biraz daha yöneldiğimiz o “aşk” dediği şeye bıraktı.Edebiyatı beklide sırf bunun için vardı.Salonda herkes zevkle onu dinlediğini hissedebiliyordum.

Latife hanımın edebiyat,roman,özgürlük,şiddet ve hayata ilişkin söylem ve duruşlarından yola çıkarak postmodern bir üslubu olduğu açıktır.Diğer sanat ve bilim alanlarında olduğu gibi postmodern edebiyat üslubu da kült,bilgi dolu,bilimin neredeyse dinin yerini alacak kadar kesinlik iddiasına karşı durur.Çoğu kez bu üslubun yerine yapı-sökümcü edebiyat da denir.Ki her ne kadar postmodern bir duruşunun olduğu konusunda kesin bir şey söylemese de aslında “kendisini tanımlamak istememesi bile” zaten onun tam da bu postmodern tarafını teyit diyor.Bununla beraber gerçekliğe karşı karamsar duruşu sergilemesi ve belli bir merkeze bağlı olmadığını ima etmeye çalışması yine onun kompozisyonunun anlaşılmasındaki ipuçlarıydı.

Latife hanımın belki de en çok merak edilen tarafının,onun edebiyatının ne kadar politik olabileceğine dair söyleyecekleri idi.Salondaki hemen çoğunun aslında beklediği buydu.Zaten edebiyat dışında neredeyse her türden konunun tartışılmaya açık duruma sokulması da bunun göstergesidir.Çünkü maalesef biz edebiyattan çok şey bekliyoruz. Aslında edebiyat her şeydir diyebiliriz pekala.Ama bu ondan her şeyi istemek demek olmuyor. Evet, doğayı, kadını,erkeği yaşamı anlatır edebiyat ama ne türden bir politik duruşu sergileyeceğimize,doğayı ne kadar daha rahat yaşanılır kılacağımıza veya insanlarla olan ilişkimize ne kadar katkı sunacağımıza yardım etmez.Onun işi “idare etmek veya idarecilik değildi”.

Latife hanım, kendisinin verebileceği hiçbir şeyin olmadığını, var olanı panik duruma sokmakla, kışkırtmakla ve bir çeşit kendisini sorgulamaya çağırmakla uğraştığını ifade eder gibiydi.Edebiyatın bir bale gibi hafif,uçucu rahatlatıcı bir işlevinin (de) olabileceğini dile getirmeye çalışıyordu.Çoğumuzun beklediği türden bir aydın tanımlamasını asla kabullenemeyeceğini ve kendisinin çok ayrı bir yerde durduğunu, tarihsiciliğe karşı olduğunu anlatmaya çalıştı.Sofistike bir kadın olduğu besbelliydi zaten.

Galiba bu sefer ucuz kurtuldu.Ama gerçekten Kızıltepe’den bir Latife Tekin geçti.Tüm sahiciliği ve sevecenliği ile.

Dünya Basın Özgürlüğü Gününü kutluyoruz

16/05/2009

ggcmDünya Basın Özgürlüğü Gününü kutluyoruz

Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü. Dünyanın dört bir yanında görev yapan tatili olmadan 24 saat bu mesleği yürüten meslektaşlarımızın basın özgürlüğü gününü kutlarken, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında haklarında soruşturma açılan, cezaevinde bulunan ve kapatılan gazetelerin yanında mesleki dayanışma içerisinde olduğumuzu vurgulamak istiyoruz. Basın özgürlüğü, sadece gazetecilere özgü bir hak değil, demokratik toplumların ve demokratikleşmenin Olmazsa olmazlarından biri olduğu için önemsiyoruz. Bir ülkenin ne kadar demokratikleştiğini görmek için o ülkenin “Düşünce ve ifade özgürlüğünü ne kadar önemsediği veya önemsemediğine bakmak gerekir.

Uluslar arası bir sivil toplum örgütü’nün araştırmasına 2009 Basın özgürlüğü raporuna göre, Dünya nüfusunun sadece yüzde 17’si basının tamamen özgür olduğu ülkelerde yaşıyor. Raporda, 62 ülkede basın özgürlüğü olmadığı, 61 Ülkede kısmen özgür bir basın bulunduğu, 70 ülkedeyse basının “Özgür” olduğu belirtiliyor. Türkiye ise basın özgürlüğünde 195 ülke arasında Arnavutluk ve Tanzanyay’la binlikte 101’nci sırayı paylaşıyor. Ülkemizde asıl sorun ise 301’nci maddede halen gerekli düzenlemenin yapılamamış olması. Bu nedenle, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla en büyük beklentilerimizden birisi, basın özgürlüğünü daha da sınırlandıracak bu tür yasal değişikliklerden vazgeçilmesi olacaktır

Biz bölgede yaşayan ve mesleğin her türlü sıkıntısını yaşan ve yaşadığımız coğrafyada acılara ortak olan, tanık olan gazeteciler olarak, bütün meslektaşlarımızı her türlü şiddete karşı çıkarak, barış, demokrasi ve insan hakları için çalışmaya davet ediyoruz. Basın meslek ilkelerinin 1.maddesi gereğince de yayınlarda, hiç kimse ırkı, cinsiyeti, sosyal düzeyi ve inançları nedeniyle kınanamaz ve aşağılanamaz ilkesini hatırlatarak, Mesleğin etik ilkelerine uymanın, ırkçı bir dil kullanımından kaçınmanın bugün her zamankinden çok daha önemli olduğunu anımsatmak istiyoruz.

GGC Yönetim Kurulu

(Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti )

İPEKYOLU DERNEĞİNİN BİLGİ YARIŞMASI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

16/05/2009

ipekKızıltepe İpekyolu Eğitim, Kültür, Sanat ve yardımlaşma derneğini düzenlemiş olduğu Lise 1.sınıflar arası bilgi yarışması büyük bir ilgi ile izlendi. Bilgi yarışmasının yanı sıra daha önce resim yarışması ve kompozisyon yarışmalarında dereceye girenlere de ödül verildi.

Yarışma Kızıltepe Özel Halil Cevizli Erkek öğrenci yurdunun konferans salonunda gerçekleştirildi. Yarışma esnasında İlköğretim Okulu öğrencisi Esra Nur Hayran’ın okuduğu ” medinenin gülü” adlı Şiiri ve Mehmetçik ilköğretim okulu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Nazım Sarıbaş’ın Ney dinletisi ve yaptığı şovlar yarışmalara renk kattı.

Yarışamaya çeşitli Okul müdürleri, okul öğretmenleri ve öğrenciler katıldı.

Daha önce yapılan Resim ve Kompozisyon yarışmaları ve finalinde düzenlenen Bilgi yarışmaları sonucunda dereceye giren öğrencilere ödüller verildi.

İlk Öğretim okulları 1,2 ve 3 sınıf öğrencileri arasında yapılan resim yarışmasında birinciliği kazanan Misakı Milli ilköğretim okulu öğrencisi İlayda Selin Solhan’a ödül olarak Bisiklet ve Kitap, ikinciliği kazanan İnkılâp ilköğretim okulu öğrencisi Civan Pir Halef ‘e ödül olarak mp3 ve kitap, üçüncülüğü kazanan Mehmet Doğru İlköğretim okulu öğrencisi Songül Çiftsüren ödül olarak Kitap Seti kazanırken, dördüncü ve beşinci gelen Mehmet doğru ilköğretim okulu öğrencisi Mehmet Nur Kavan ve Derya Kılıç’a kitap hediye edildi.

İlköğretim Okulları 4 ve 5 sınıflar arası resim yarışmasında Birinci Gelen Sıtkı Türkoğlu İlköğretim Okulu öğrencisi İbrahim Abik ödül olarak Bisiklet ve kitap, İkinci seçilen Adnan Menderes ilköğretim okulu öğrencisi Sevgi kurt ” mp3 ve kitap, üçüncülüğü kazanan Bahçeli evler ilköğretim okulu öğrencisi Leyla Kino ise Kitap seti ödül olarak kazanırken, dördüncü ve beşinci gelen Bahçeli evler ilköğretim okulu öğrencisi Aylin Demir ve Mahsum Durak’a ödül olarak kitap verildi.

Ayrıca İlköğretim okulları arası Komposizyon yarışmasında Birinci gelen Süleyman Demirel ilköğretim okulu öğrencisi Halime Öter ödül olarak Bisiklet, ikinciliği kazanan Bahçeli evler ilköğretim okulu öğrencisi Tuba Ertaş mp3, 3.gelen Şenyurt ilköğretim okulu öğrencisi Vedat Yüce ise ödül olarak kitap seti kazandı.

Son olarak Lise 1.sınıflar arası düzenlenen Bilgi yarışmasında ise Kızıltepe de bulunan 6 lise’den Birinciliği 140 puanla Mezopotamya Lisesi, İkinciliği 120 puanla Anadolu lisesi, üçüncülü ise 110 puanla Atatürk lisesi Kazandı. Ödül olarak 1. gelen Mezopotamya Lisesi 3 çeyrek altın, Kitap seti ve birincilik plaketi kazanırken, 2.gelen Anadolu Lisesi Sur / Fem dershanelerinden lise 2 sınıflar için ÖSS Kitap Seti kazanırken üçüncü gelen Atatürk lisesi öğrencilerine de Kitap Seti ödül olarak verildi.

Öte yandan Kızıltepe müftülüğü tarafından yarışmada dereceye giren öğrencilere Kuran ve çeşitli kitaplar hediye olarak öğrencilere verildi.

Yarışma sonunda bir konuşma yapan Emekli Milli Eğitim müdürlerinden Mehmet Aksoy ” Bütün öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Burada kaybeden yoktur kazanan bütün okullarımızdır. Ayrıca İpekyolu derneğinin bu tarz etkinliklerinin devamını diliyorum” şeklinde konuştu.

Taşa nakışlı hayat ve edebiyat

16/05/2009

pnPEN yazarlar Komitesi’nin, ‘Kadın yazarların Anadolu buluşması’ projesinin Mardin ayağı Kızıltepe’de yapıldı.

Hollanda kraliyeti, İstanbul başkonsolosluğu ve PEN kadın yazarlar komitesinin ortaklaşa düzenledikleri, Taşa nakışlı hayat ve edebiyat konulu eğitim semineri, Kızıltepe yerel gündem 21 kent konseyi organizasyonunda, Kızıltepe belediyesi Ana ve çocuk sağlığı merkezi toplantı salonunda 14,30 ile 18.00 saatleri arasında gerçekleştirirdi.

Seminere PEN yazarları Latife Tekin, Karin Karakaşlı ve Nalan Barbarosoğlu katıldı, İki bölümden oluşan seminerin ilk bölümü 14,30 ile 16.00 arasında Edebiyat hayatın neresinde,16.30-18.00 saatleri asındaki ikinci bölümde ise yazının coğrafyası, yazının tarihi konuları kapsamında yapıldı.

Konuk yazarlar, Latife Tekin, Karin Karakaşlı ve Nalan Barbarosoğlu, Edebiyat, dil ve yazım konularında görüşlerini panele katılan izleyicilerle paylaşıp,izleyicilerin sorularını yanıtladılar.

PEN kadın yazarlar komitesi, 2008 yılı içinde, Güzin Dino, Nezihe Meriç, Peride Celal ve Osmanlının son dönem kadın yazarları,’şair Nigar, Nezihe Muhiddin, Suat Derviş, Fatma Aliye, Güzide Sabri’ ile ilgili bir dizi etkinlik ve toplantılar gerçekleştirdi.

Komite bunların ardından, Kadın yazarların Anadolu buluşması adı altında yeni bir proje başlattı, bu kapsamda; Karin Karakaşlı, Müge İplikçi, Nalan Barbarosoğlu, Nazan Haydari, Özlem n. Yılmaz ve Sezer Ateş Ayvaz’ dan oluşan kadın yazarlar ile 1 yıl sürecek projeye Kasım 2008 tarihinde Mine Söğüt ve Şebnem İşigüzel ‘in konuk yazar olarak katıldıkları Bursa toplantısı ile başlandı,

Daha sonra sırasıyla Aslı Tohumcu ve Gönül Kıvılcım katılımı ile Edirne,Oya Baydemir ile Viranşehir, Ayşe Sarısayın ve yasemin Yazıcı ile Trabzon ve Diyarbakır’da eiğitim semineri ve paneller düzenleyen komitenin şimdiki durağı ise Kızıltepe oldu.

Ekip üyeleri eşliğinde söz konusu illerde kadın yazarlarla, o bölgedeki amatör yazarları buluşturmaya dayanan projenin hedefi Anadolu’da edebiyatla uğraşan kadınları yazma konusunda cesaretlendirmek, böylece bu kadınların kendilerini edebiyatla ifade edebilecekleri bir alan yaratmalarına olanak sağlamak, bu çerçeede usta yazarlar ile amatör yazarlar arasında yazının teknik aşamalarında birebir paylaşım sağlamak olan projenin sonraki aşamalarında 20’yi aşkın yazarın katılımcı olacağı Antakya, Dikili, Mersin, Eskişehir ve Konya olacak.

Bu projenin sonunda söz konusu illerde yapılacak etkinliklerin yazılı-görsel olarak anlatıldığı ve amatör kadın yazarların çalışmalarının yer alacağı bir de kitap yayınlanacak.

Haber: Mehmet Halit Solhan

1 Mayıs kızıltepe’de kutlandı

16/05/2009

knt3Yerel Gündem 21 Kızıltepe Kent Konseyinin düzenlediği 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü etkinliği dün akşam 19-30’da Kızıltepe Ana Çocuk Sağlığı Merkezi Toplantı salonunda yapıldı… Yerel Gündem 21 tiyatro kollektifinin 1 Mayısı konu alan tiyatro gösterisinden sonra, 1 Mayısın tarihsel süreç içerisinden günümüze kadar uzanan hareketinin sinevizyon gösterisine yer verildiği etkinlikte, Yerel Gündem 21 müzik grubu kısa bir konser verdi.knt1

knt1Türkiye’nin her zamankinden daha çok demokrasiye ve insan haklarına ihtiyaç duyduğu vurgusunu yapan konuşmacıların sunumlarıyla etkinlik son buldu.

Haber: M.Mahsum Oral